Giriş
Allah Dostları

Evliyâ

Rükneddin Muhammed es-Sücâsî

Şeyh

Kaynaklı · inceleme bekliyor

Kutbüddîn-i Ebherî'nin halifesi olarak anılan, Bağdat'ta şöhret bulmuş sûfî; kaynaklarda Rükneddîn-i Sücâsî, Câmî'nin kaydında Muhammed Rükneddîn-i Sücâsî adıyla geçer. İbrâhim Zâhid-i Geylânî'nin ve ondan ayrılan Halvetiyye ile Safeviyye'nin silsilelerinde Şehâbeddin Mahmûd ile Kutbüddîn-i Ebherî arasındaki halkadır.

TDV İslâm Ansiklopedisi'nde müstakil bir maddesi yoktur; hakkındaki bilgiler Evhadüddîn-i Kirmânî, Şems-i Tebrîzî, İbrâhim Zâhid-i Geylânî ve Safeviyye maddelerinde dağınık olarak geçer. Bu maddeler doğum ve vefat tarihini, doğum yerini ve kabrini vermez.

Evhadüddîn-i Kirmânî maddesine göre, Evhadüddin'in Bağdat'ta bulunduğu yıllarda şöhreti oldukça yaygın bir Sühreverdiyye şeyhiydi. Muhtemelen 1180 yılından sonra Bağdat'a gelip müderrislik yapan, ardından müderrisliği bırakıp sıkı bir riyâzet hayatına yönelen, fakat bir mürşide bağlanmadan istediği noktaya ulaşamayan Evhadüddin ona intisap etti. Evhadüddin'in dokuz haccından biri şeyhi Rükneddîn-i Sücâsî ile birlikte olmuştur.

Tesir Halkası — Mutasavvıf-şair Evhadüddîn-i Kirmânî onun müridi ve talebesidir. Şems-i Tebrîzî ile bağı kaynaklarda farklı anlatılır: Abdurrahman-ı Câmî, Şems'in "Kutbüddin Ebherî'nin halifesi ve Evhadüddîn-i Kirmânî'nin hocası" Muhammed Rükneddîn-i Sücâsî'ye hizmet ettiğini söyler; Devletşah, Şems'in silsilesini Sücâsî vasıtasıyla Ebü'n-Necîb es-Sühreverdî ve Ahmed el-Gazzâlî'ye ulaştırır ve Şems'i Anadolu'ya mânevî bir dost bulmak üzere Sücâsî'nin gönderdiğini yazar; Cemâleddin Hulvî ve Sarı Abdullah Efendi de Şems'i Sücâsî'nin halifeleri arasında sayar. Silsile kayıtlarında İbrâhim Zâhid-i Geylânî'nin yolu Cemâleddîn-i Tebrîzî, Şehâbeddin Mahmûd, Rükneddîn-i Sücâsî ve Kutbüddîn-i Ebherî vasıtasıyla Ebü'n-Necîb es-Sühreverdî'ye ulaşır; Safeviyye silsilesi de Safiyyüddîn-i Erdebîlî'den itibaren aynı halkalardan geçerek Ebheriyye'nin kurucusu Kutbüddîn-i Ebherî'ye (ö. 572/1177) varır.

Çok Görüşlü Görüşler

Şems-i Tebrîzî onun müridi miydi — Şems-i Tebrîzî maddesine göre Makālât'ta Rükneddin Sücâsî'nin adı geçmediğinden Şems'in ona mürid olması şüpheyle karşılanmış, ancak gezgin bir derviş olduğu için onunla tanışıp sohbet etmesi mümkün görülmüştür; Câmî'ye göre Şems'i Anadolu'ya gönderen de Sücâsî değil Baba Kemâl-i Cendî'dir. İbrâhim Zâhid-i Geylânî maddesi ise Şems'in Makālât'ında Ebû Bekr-i Selebâf'ın müridi olduğunu açıkça belirttiğini, rindmeşrep Şems ile zühd yolunu tutan İbrâhim Zâhid'in aynı şeyhe mensup olmalarının uzak bir ihtimal olduğunu kaydeder. Atlas rivayetler arasında tercih yapmaz.

Kabrin yeri — Dayanılan dört madde de kabrinden, vefat yerinden ve nisbe verdiği Sücâs'ın konumundan söz etmez. Atlasın bu kayıt için gösterdiği nokta nisbeden çıkarılmıştır, kaynakla doğrulanmamıştır; atlas pin konumunu ikinci bir kaynağın teyidine bırakır.

Kaynaklar

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi (DİA) · c. 21, s. 359-360, “İbrâhim Zâhid-i Geylânî” maddesi
  2. TDV İslâm Ansiklopedisi (DİA) · c. 11, s. 518-520, “EVHADÜDDÎN-i KİRMÂNΔ maddesi
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi (DİA) — Semih Ceyhan · c. 38, s. 511-516, “ŞEMS-i TEBRÎZΔ maddesi
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi (DİA) — Reşat Öngören · c. 35, s. 460-462, “SAFEVİYYE” maddesi

Bu kaydın kaynakları aşağıdadır (Kaynak Zorunluluğu).

Bu kayıtta bir hata mı gördünüz? Kaynağıyla düzeltme önerin

Kalıcı kimlik: EA-Z-000877 · bu adres kaydın adı değişse de aynı kayda gider; atıfta bunu kullanın.