Azîz Mahmûd Hüdâyî'nin türbesi, Üsküdar Doğancılar'da Ahmet Çelebi mahallesinde 997-1003 (1589-1595) yılları arasında kurulan Hüdâyî Külliyesi'nin içindedir. Külliye, Celvetiyye tarikatının âsitânesi ve "pîr evi" olmuş; Osmanlı kaynaklarında "Hazret-i Hüdâyî Âsitânesi", "Hüdâyî Mahmud Efendi Âsitânesi", "Pîşvâ-yı Tarîkat-ı Aliyye-i Celvetiyye" gibi adlarla anılmıştır. Külliyenin çekirdeğini oluşturan tekkenin arsasını 1589'da bizzat Hüdâyî satın almış, yapı 1003/1595'te tamamlanmış ve tevhidhâne olarak kullanılmış; 1007/1598-99'da yine bânisi tarafından minber ilâvesiyle camiye çevrilmiştir.
1266/1850'de Üsküdar Çarşısı'nda çıkan ve külliyenin bulunduğu yamaca yayılan yangında TÜRBE DIŞINDAKİ bütün binalar ortadan kalkmış; türbe kısa süre tevhidhâne olarak kullanılmıştır. 1272/1855-56'da Sultan Abdülmecid külliyeyi türbe dahil yeni baştan inşa ettirmiş, mimari program ve yerleşim düzeni hemen hemen aynen korunmuştur. 1910'da yıldırım isabetiyle yıkılan minare yeniden yapılmış; türbenin bugünkü camekânlı giriş bölümü 1912'de Mısır Hidivi İsmâil Paşa'nın kızlarından Prenses Fatma Hanım tarafından yaptırılmıştır. Külliye 1925'te kapatılmış, cami-tevhidhâne bu tarihten sonra yalnız cami olarak hizmet vermiş; ayakta kalan binaları 1975'te Vakıflar Genel Müdürlüğü onarmıştır.
Türbenin İçi
Kuzeyden güneye doğru camekânlı bir giriş bölümü, türbedarların nöbet tuttuğu piramit külâhlı bir oda ve esas harimden oluşur. Dikdörtgen planlı hariminin ortasında, daire kesitli dört mermer sütuna oturan ve içeriden Celvetî tacının tepeliği gibi ON ÜÇ DİLİME taksim edilmiş ahşap bir kubbe yükselir. Pîrin yaldızlı demir şebekelerle kuşatılmış ahşap sandukası bu kubbenin altındadır; çevresinde çocuklarına ve bir torununa ait on sanduka sıralanır. Harim kapısı üzerinde vefat tarihini (1038/1628) veren ta'lik hatlı Arapça bir kitâbe, duvarların üst kesiminde ise hattat Mahmud Celâleddin'in kaleminden çıkmış, Mülk sûresini ihtiva eden sülüs bir yazı kuşağı vardır. Türbede bulunan sandıklarda Hüdâyî'ye ait birtakım emanetler muhafaza edilmektedir. Türbenin doğusunda, önceleri açık hazîre olup muhtemelen 1272/1855-56'da üstü örtülerek türbeye çevrilen ve tekke şeyhleriyle mensuplarının gömülü olduğu ikinci bir bölüm bulunur.
ZİYARET GELENEĞİ (tarihî kayıt). Türbe, Hüdâyî'nin vefatından 1925'e kadar Celvetiyye mensuplarınca bayram arefelerinde âsitâne şeyhinin riyâsetinde topluca ziyaret edilmiş; İstanbul'daki velî türbeleri içinde en çok rağbet görenlerden biri olma vasfını bugüne taşımıştır. TDV müellifi bu yoğun ziyareti, Hüdâyî'nin mensupları ve türbesini ziyaret edenler hakkındaki duasına bağlar. Külliyenin bakımı bugün Aziz Mahmud Hüdâyî Vakfı tarafından yürütülmekte, aşhanesinde talebelere ve muhtaçlara her gün yemek pişirilmektedir.
KAYNAK: TDV İslâm Ansiklopedisi, "AZÎZ MAHMUD HÜDÂYÎ KÜLLİYESİ" (M. Baha Tanman), c. 4, s. 340-343 ve "AZÎZ MAHMUD HÜDÂYÎ" (Hasan Kâmil Yılmaz), c. 4, s. 338-340. KOORDİNAT: mevcut pin iki bağımsız sayısal kaynakla doğrulanmıştır (Kültür Envanteri kaydı ve OpenStreetMap; aralarındaki sapma 2 metre) — ADR-024 ölçütü karşılanıyor.
