Giriş
Allah Dostları

Âlim

Abdullah Yusuf Ali

Âlim ve Müfessir

Doğum: 1872Vefât: 1373 h. (1953)
Kaynaklı · inceleme bekliyor

Hindistanlı yazar ve fikir adamı; Batı'da ve İslâm dünyasında en çok tanınan İngilizce Kur'an çevirilerinden The Holy Qur'an-Text, Translation and Commentary'nin müellifidir. Hayatı hukuk, idarecilik ve eğitim alanlarında Hindistan ile İngiltere arasında geçti.

14 Nisan 1872'de Batı Hindistan'ın Gucerât eyaletindeki Sûret şehrinde, Dâvûdî Bohrâlar cemaatine mensup bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Kur'an okumayı öğrendikten sonra ilk Arapça tahsiline babası Yûsuf Ali Allahbahş'ın yanında başladı; ardından Bombay'da Encümen-i İslâm cemiyetine ait bir okula kaydoldu. 1882'de bir misyoner okulu olan Wilson Koleji'ne girdi. Bombay Üniversitesi'nden aldığı bursla Eylül 1891'de İngiltere'ye gitti ve Cambridge Üniversitesi'ne bağlı Saint John's Koleji'nde hukuk tahsil etti. Kayıt sırasında babasına verilmiş olan "Han Bahadır" unvanına dayanarak Abdullah Han Bahâdır Yûsuf Ali ismini kullandı; 1920'lerden sonra ise Abdullah Yûsuf Ali adını benimsedi.

1894'te İngiliz idaresindeki Hindistan Kamu Hizmeti Kurumu'nun memuriyet sınavını kazanarak Hindistan'a döndü; 1896'da Sehârenpûr'da yardımcı sulh hâkimi ve tahsildar olarak göreve başladı ve bu kurumun çeşitli kademelerinde yöneticilik yaptı. Aligarh yakınlarındaki Bareilly'e tayin edildiğinde Seyyid Ahmed Han ile tanıştı; bilhassa İngiliz yönetimine sadakat konusunda onun düşünce çizgisini izledi. 1906'da Royal Society of Arts'ta verdiği "The Indian Muhammedans: Their Past, Present and Future" konferansıyla İngiliz seçkinlerinin dikkatini çekti ve Hindular ile Hint müslümanları arasında iş birliği fikrinden söz etti. 1915'te memuriyetten ayrılarak İngiltere'ye gitti. I. Dünya Savaşı yıllarında İngiliz yönetimi lehine yazılar yazıp konuşmalar yaptı; 1918'de İsveç'te Stockholm, Uppsala ve Lund'da konferanslar verdi, 1919'da Paris Barış Konferansı'na katıldı.

1900'de Teresa Mary Shalders ile evlendi; 1911'de boşandığı bu eşinden üç oğlu ve bir kızı oldu. 1920'de Gertrude Anne Mawbwey ile ikinci evliliğini yaptı ve ona "Mâsûme" adını verdi; bu eşinden de 1941'de boşandı.

Hayatında seyahatler önemli bir yer tutar; 1920'li yıllardan itibaren İngiltere ile Hindistan arasında âdeta mekik dokudu. 1928'de Türkiye'ye gitti ve Ankara izlenimlerini bir makalesinde dile getirdi; aynı yıl Hindistan temsilcisi olarak Milletler Cemiyeti'ne seçildi. 1935'te hac görevini yerine getirdi. 1938'deki ikinci Kanada ziyaretinde, Kanada'daki ilk cami olarak bilinen Edmonton Camii'nin açılışını yaptı ve camiye oğlunun adına atfen Râşid Camii adını verdi. Eğitim de başlıca faaliyet alanlarındandı: Pencap ve Aligarh üniversitelerinde senato üyeliği ve yöneticilik, Londra Üniversitesi'nde akademisyenlik yaptı; 1925-1927 ve 1934-1936 yıllarında Lahor İslâm Koleji'nin müdürlüğünü üstlendi. The Encyclopaedia of Islam için de maddeler yazdı.

II. Dünya Savaşı sona erdiğinde İngiltere'de bulunuyordu; hayatının geri kalanını bu ülkede, ailesinden ve eski dostlarından uzakta yalnızlık içinde geçirdi. 10 Aralık 1953'te Fulham'da vefat etti ve Surrey'deki Brookwood Mezarlığı'na defnedildi.

Şairliği ve Tasavvufî Çizgisi — Bu yuva zatın şiirini değil ilmî ve fikrî çizgisini taşır. Kaynağa göre din tasavvurunu İngiliz yönetimine sadakat fikrine uygun biçimde şekillendirmiş, siyasetle alâkası bulunmayan bir İslâm düşüncesini savunmuş ve dini daha çok bireysel planda mânevî tecrübeyle ilgili bir inanç ve ahlâk sistemi olarak görmüştür; ona göre İslâm'ın talebi devlet yönetiminin âdil olmasıdır ve müslümanlar her âdil siyasî otoriteye itaatle mükelleftir. Doğu ile Batı arasında kültür, sanat ve edebiyata dayalı bir iş birliği zemini kurmaya çalışmış, dinler arası diyaloğu önemsemiş; Lahore Art Circle'ı kurmuş, World Congress of Faiths'te etkin rol almıştır. Dünya kardeşliği idealinden hareketle Milletler Cemiyeti'ne destek verdiği ve Hindistan'da farmasonluğu teşvik ettiği de kaydedilir. Tefsirde Seyyid Ahmed Han ve diğer İslâm modernistlerinin aksine rasyonalist ve savunmacı bilimsel tefsire pek rağbet etmemiş; birçok âyetle ilgili notlarında mistik anlamlara atıfta bulunmuş, bazı âyetleri alegorik ve sembolik tarzda te'vil etmiştir. Meselâ Kehf sûresindeki "hût" (balık) kelimesini seküler bilginin semeresinin, Kalem sûresindeki "sâk" (incik) kelimesini en gizli gaybın sembolü sayar.

Eserleri — Başlıca eseri The Holy Qur'an-Text, Translation and Commentary'dir; Fazlurrahman onu Batı dillerindeki en iyi Kur'an çevirilerinden biri olarak değerlendirir. Birinci bölümü 1934'te Şeyh Muhammed Eşref tarafından Lahor'da yayımlandı, diğer bölümlerin yayımı 1937'de tamamlandı. Çeviride 6000'den fazla açıklama notu bulunur, bazı sûrelerin sonunda da ekler yer alır. Maryland'de 1989 ve 1992'de yapılan gözden geçirilmiş iki baskıda bazı notlar ve ekler metinden çıkarılmış, çevirinin orijinal metnine de müdahale edilmiştir; Riyad baskısına ayrıca Mevdûdî'nin bir giriş yazısı eklenmiştir. Diğer eserleri arasında ilk kitabı A Monograph on Silk Fabrics Produced in the North-Western Provinces and Oudh (1900), Life and Labour of the People of India (1907), India and Europe (1925), The Making of India (1925), Outlines of Indian History (1928), Medieval India: Social and Economic Conditions (1932) ve Modern India and the West (1941) sayılabilir.

Çok Görüşlü Görüşler

Sembolik te'villeri — Kaynak, müellifin Kur'an notlarındaki yorumların farklı değerlendirildiğini kaydeder: bazı araştırmacılar "hût" ve "sâk" gibi kelimelere yüklediği sembolik anlamları, diğer bazıları ise Hz. Yûsuf, Hz. Îsâ ve Hz. İbrâhim kıssalarına ilişkin sembolik yorumlarını ve ribâ, cin gibi kavramlara dair açıklamalarını Kur'an ve Sünnet'e aykırı bularak eleştirmiştir. Öte yandan çeviri, Fazlurrahman tarafından Batı dillerindeki en iyi çevirilerden biri sayılır. Atlas bu değerlendirmeler arasında tercih yapmaz.

Kaynaklar

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi (DİA) · c. EK-1, s. 15-17, “ABDULLAH YÛSUF ALİ” maddesi

Bu kaydın kaynakları aşağıdadır (Kaynak Zorunluluğu).

Bu kayıtta bir hata mı gördünüz? Kaynağıyla düzeltme önerin

Kalıcı kimlik: EA-Z-001082 · bu adres kaydın adı değişse de aynı kayda gider; atıfta bunu kullanın.