el-Yemân'ın asıl adı Huseyl (Hisl) b. Câbir olup Benî Abs (el-Absî) kabilesindendir. Önce Mekke'de yaşamış, bir kan davasına karışıp oradan ayrılarak Yesrib'e (Medine) yerleşmiş ve Evs'in Benî Abdüleşhel koluna halîf (müttefik) olmuştur. Kaynaklara göre 'el-Yemân' lakabı bu Yemen menşeli ittifak ilişkisinden ileri gelir (bir başka rivayette lakap, 'el-Yemân' diye anılan atası Cirve b. el-Hâris'e dayandırılır). Oğlu Huzeyfe ile birlikte, Bedir'den önce müslüman olmuşlardır. Uhud Gazvesi'nde (hicrî 3 / milâdî 625), ileri yaşına rağmen savaşa girmeyi seçmiş; başlangıçta Sâbit b. Vakş ile birlikte savaşmayanların arasında bırakılmıştı. Çarpışmanın kargaşasında, yüzlerini örtmüş olan ve onu tanımayan müslüman askerler kendisini müşrik zannederek yanlışlıkla şehid etmişlerdir. Oğlu Huzeyfe'nin 'O benim babam!' diye bağırdığı, fakat sesin savaş gürültüsünde duyulmadığı rivayet edilir. Hüzünlü ama sabırlı olan Huzeyfe, 'Allah sizi bağışlasın; O, merhamet edenlerin en merhametlisidir' diyerek katilleri affetmiş; Resûlullah diyet teklif edince diyeti kabul etmeyip fakir müslümanlara sadaka olarak bağışlamıştır. el-Yemân, Uhud şehidleriyle birlikte savaş alanına, Uhud Şehitliği'ne defnedilmiştir.
