İÂlim
İmam el-Bûsîrî
Şerefeddin
Hz. Peygamber için yazdığı kasidelerle, bilhassa Kasîdetü'l-bürde ile üne kavuşan Mısırlı şair ve sûfî; Şâzelî yolunun mensubudur. Tam adı Ebû Abdillâh Şerefüddîn Muhammed b. Saîd b. Hammâd b. Muhsin el-Bûsîrî 'dir. 1 Şevval 608'de (7 Mart 1212) Yukarı Mısır'da Behnesâ şehrine bağlı Behşim'de doğdu. Kaynaklar onun Berberî asıllı olduğunu ve Fas'taki Hammâd Kalesi'nde Habnunoğulları diye tanınan bir aileden geldiğini kaydeder; Sanhâcî nisbesi de aslen Mağribli olduğunu gösterir. Babası tarafından Bûsîrli olduğu için Bûsîrî , annesi tarafından Dilâslı olduğu için Dilâsî nisbeleriyle anılır; bazen ikisinin birleşmesinden doğan Dilâsîrî nisbesini de kullanır. Gençlik yılları ailesiyle yerleştiği Dilâs'ta geçti; tahsili hakkında ayrıntılı bilgi yoktur. Kahire'ye giderek Şeyh Abdüzzâhir Mescidi'ndeki derslere katıldı; İslâmî ilimlerin yanı sıra dil ve edebiyat tahsil etti, özellikle hadis ve siyerle meşgul oldu. Yahudi ve Hıristiyanlara karşı yazdığı reddiyeler, Tevrat ve İncilleri incelediğini gösterir. Kendisine hisbe teşkilâtında görev verilmek istendiyse de "Ben çarşı pazar işlerinden anlamam" diyerek kabul etmedi. Bir müddet vezir Zeynüddin Ya'kūb b. Zübeyr'in yanında çalıştı; hâmisi görevden alınınca (1261) Bilbîs'e gitti ve orada maliye işlerinde kâtiplik ve muhasiplik yaptı. 1265 yılında Sultan I. Baybars'a yazdığı bir kaside, bu tarihte Kahire'de bulunduğunu gösterir. Kahire'de çocukların Kur'an okuyup ezberlemeleri için bir mektep (küttâb) açtı, beklediği ilgiyi göremeyince kapatıp el-Mahalle'ye gitti. Aylığının geç ödenmesinden duyduğu sıkıntıyı şiirlerinde hicvederek anlatır. el-Mahalle'de bacağı kırıldı, ardından Sehâ'ya geçti. Şâzelî tarikatının kurucusu Ebü'l-Hasan eş-Şâzelî 'ye intisap ettiği bilinmektedir. Şeyhin vefatı üzerine yerine geçen Ebü'l-Abbas el-Mürsî 'ye hitaben yazdığı 142 beyitlik "dâl" redifli bir mersiyede onu zamanın kutbu ve imamı olarak anar. Kaynak, İbn Atâullah el-İskenderî ile birlikte şeyhin en gözde müridi olduğunu belirtir; İbn Atâullah ilâhî aşk temasını işlerken Bûsîrî Peygamber sevgisini terennüm ediyordu. Kısa boylu ve zayıf bünyeli olan Bûsîrî'nin hayatı sıkıntılar içinde geçti; çocuklarının çokluğu, geçim derdi ve mesai arkadaşlarının yolsuzlukları onu huzursuz etti. Hak söz konusu olunca gösterdiği titizlik yüzünden uzun süre aynı işte kalamadı. Hayatının sonlarına doğru felç oldu; rivayete göre Hz. Peygamber için yazdığı bir kaside vesilesiyle bu hastalıktan kurtuldu. Seksen küsur yaşlarında İskenderiye 'de vefat etti. Vefat tarihi kaynaklarda farklı verilir: İbn Şâkir el-Kütübî'ye göre 696 (1296-97), Süyûtî'ye göre 695 (1295-96), Kâtib Çelebi'ye göre 694 (1294-95). Şairliği ve Tasavvufî Çizgisi — Eserlerinin tamamına yakını manzumdur ve çoğu Hz. Peygamber hakkında yazılmış kasidelerdir. Şiirleri yapı ve üslûp bakımından son derece sağlam ve liriktir; edebiyat tarihçileri onun şiirlerini çağdaşları el-Cezzâr ile el-Verrâk'ınkilerden daha mükemmel bulur. Şairin el-Kevâkibü'd-dürriyye fî medhi hayri'l-beriyye adını verdiği Bürde, kafiye harfi mîm olduğu için el-Kasîdetü'l-mîmiyye , şifaya vesile olduğu rivayeti yüzünden de Kasîdetü'l-bürde diye meşhur oldu; Osmanlı muhitinde Kasîdetü'l-bür'e diye de anıldı. On bölümden oluşan kaside en eski nüshalarında 160 beyit iken sonrakilerde 165 beyte kadar ulaşır: nesîb, nefisten şikâyet, Peygamber'e övgü, doğumu, mûcizeleri, Kur'an'ın fazileti, mi'rac, cihad, nedâmet ve ümit, dua ve niyaz. Aruzun basit bahriyle yazılan kaside asırlardır İslâm coğrafyasının her bölgesinde dinî toplantılarda, mübarek gün ve gecelerde, sünnet, düğün, bayram ve cenaze merasimlerinde okunagelmiş, haftalık evrad olarak da okunmuştur; 140. beytinden itibaren felçlilere şifa maksadıyla yedi gün süreyle okunur. Hattatlar meşk derslerinde genellikle bu kasideyi yazar. Kaside şair hayattayken Abdüsselâm b. İdrîs el-Merrâküşî ve Ebû Şâme el-Makdisî tarafından şerhedildi. Üzerine yazılan şerh, hâşiye, tahmîs, tesdîs ve nazîrelerin sayısı bir araştırmaya göre 330'u bulur; şerhler yüzün üzerinde, tahmîsler altmış civarındadır. Kaside İslâm milletlerinin hemen bütün dillerine, ayrıca Grekçe, Latince, İtalyanca, Fransızca, İngilizce ve Almanca'ya çevrilmiştir. Eserleri — ① Kasîdetü'l-bürde (160 beyit). ② Dîvânü'l-Bûsîrî : şair şiirlerini kendisi bir divanda toplamamıştır; Muhammed Seyyid Kîlânî şiirlerini derleyerek yayımladı (Kahire 1374/1955). ③ el-Kasîdetü'l-hemziyye ( Ümmü'l-kurâ fî medhi hayri'l-verâ ): Bürde'den sonra en meşhur eseri, 455 beyit. ④ Zuhrü'l-meâd fî vezni Bânet Suâd : Kâ'b b. Züheyr'in kasidesine 204 beyitlik nazîre. ⑤ el-Muhrec ve'l-merdûd ale'n-nasârâ ve'l-yehûd : nazım-nesir karışımı 284 beyitlik reddiye. ⑥ el-Kasîdetü'l-mudariyye : salavata dair, hemen bütün evrâd mecmualarında yer alan 39 beyitlik kaside. ⑦ Takdîsü'l-Harem min tednîsi'd-darem : 1256 yılında Medine'de Ravza-i Mutahhara ile hücre-i saâdetin yanmasına sebep olan yangın dolayısıyla yazılmış 98 beyitlik kaside. Bunlardan başka devlet büyüklerine yazdığı kasideler ve dönemin Mısır'ındaki sosyal ve ahlâkî hayatı eleştirdiği birçok şiiri vardır. Türbesi ve Külliyesi — Kaynağa göre kabri İskenderiye'de sahile yakın, kendi adıyla anılan caminin içindeki sağ maksûrededir.
İskenderiyeVefât 695 h.İncele →