On İki İmam'ın onuncusu; fıkıh âlimi, zâhid ve muttakî bir zat olarak anılır. Tam adı Ebü'l-Hasen Alî b. Muhammed el-Cevâd b. Alî er-Rızâ el-Hüseynî el-Askerî'dir.
214 (829) yılında, Medine'nin üç mil uzağında bulunan ve Mûsâ b. Ca'fer tarafından kurulan Sureyyâ köyünde doğdu. Babası Muhammed el-Cevâd et-Takī'dir. Künyesi Ebü'l-Hasan; en meşhur lakapları Hâdî ve Nakī'dir. Ayrıca Nâsih, Fettâh, Emîn ve Murtazâ lakaplarıyla da anılır. Bağdat yakınlarındaki Sâmerrâ'nın Asker mahallesinde oturduğu için Askerî nisbesini almıştır.
Sâmerrâ'da altı yıl birlikte yaşadığı babası vefat edince, yaşının küçüklüğüne rağmen İsnâaşeriyye Şîası tarafından imam kabul edildi.
Halife Vâsiḳ ve Mu'tasım devirlerinde ömrünü Medine'de zühd ve takvâ içinde geçirdi; Kur'an, hadis, akaid ve fıkıh dersleri okuttu. Mütevekkil döneminde birkaç defa halifeye şikâyet edildi. Medine Valisi Abdullah b. Muhammed, evinde silâh, devrin yöneticilerince mahzurlu görülen bir kitap ve taraftarlarına ait eşya bulundurmakla suçlayarak onu ihbar etti. Ali el-Hâdî halifeye kendisini savunan bir mektup yazdı; Mütevekkil ona inanarak valiyi değiştirdi.
Sonraları Şiîler'in halifeye hücum hazırlığında bulundukları haberi gelince Mütevekkil, onu Bağdat'a getirmek üzere Yahyâ b. Herseme'yi Medine'ye gönderdi. Görevliler kendisini tek başına kıbleye yönelmiş, Kur'an'daki va'd ve vaîd âyetlerini okurken buldular ve Sâmerrâ'ya götürdüler (848). Hayatının geri kalanını burada gözetim altında geçirdi; bununla birlikte şehir içinde serbest dolaşabiliyor, üst seviyedeki kimselerle görüşebiliyor ve taraftarlarıyla temas kurabiliyordu.
254 (868) yılında Sâmerrâ'da vefat etti ve ikamet ettiği eve defnedildi.
Tesir Halkası — Avfî, Deylemî ve Muhammed b. İsmâil es-Saymerî gibi şairler kendisini öven şiirler yazmıştır. Hasan el-Askerî, Hüseyin, Muhammed, Ca'fer adlarında dört oğlu ve Âişe (veya Aliyye) adında bir kızı olmuştur; soyu sekizinci kuşakta Hz. Fâtıma ve Hz. Ali'ye ulaşır. Kendisinden sonra nesli Hasan ve Ca'fer'le devam etmiştir. Ca'fer, kardeşi Hasan el-Askerî'nin vefatından sonra imamlık iddiasında bulunduğu için Şiîler arasında Ca'fer el-Kezzâb diye tanınır.
Eserleri — Kendisine üç risâle nisbet edilir: Risâle fi'r-red alâ ehli'l-cebr ve't-tefvîz (Cebriyye ile Kaderiyye'nin tenkit edildiği bu risâle İbn Şu'be'nin Tuhafü'l-ukūl'ü içinde yayımlanmıştır, Beyrut 1969) · Kıt'a min ahkâmi'd-dîn (fıkha dairdir; Şehrâşûb Mükâtebetü'r-ricâl ani'l-Askeriyyîn'de nakletmiştir) · Mübâhasâtü Yahyâ b. Eksem (o da Tuhafü'l-ukūl'de mevcuttur).
Kerâmât
Aşağıdakiler kaynakta NAKİL olarak yer alan rivayetlerdir; atlas onları "böyle olmuştur" diye değil, "kaynaklar böyle nakleder" diye kaydeder.
Şiî rivayetlerde Ali el-Hâdî'ye çok sayıda yabancı dil bilmesi, beklenmedik fırtınaları ve bazı insanların vefatını önceden haber vermesi, avucuna aldığı taş parçalarının altına dönüşmesi gibi kerametler atfedilir. (Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, ALİ el-HÂDÎ, c. 2, s. 394-395.)
Çok Görüşlü Görüşler
Annesinin kimliği — Kaynak iki rivayeti yan yana verir: annesinin Semâne veya Sûsen adında Mağribli bir câriye olduğu söylenir; Halife Me'mûn'un kızı Ümmü'l-Fazl olduğu da rivayet edilir. Atlas ikisi arasında tercih yapmaz.
İmâmetin kabulü — Babasının vefatından sonra yaşının küçüklüğüne rağmen İsnâaşeriyye Şîası tarafından imam kabul edilmiştir; küçük bir grup ise kardeşi Mûsâ'yı imam olarak tanımıştır.
Vefat sebebi — Kaynak vefatın sebebine dair bir hüküm vermez; Şiîler'in onun Halife Mu'tez veya Mu'temid tarafından zehirlendiğini iddia ettiklerini ve genç yaşta ölmesini buna delil gösterdiklerini aktarmakla yetinir.
Kaynaklar
- TDV İslâm Ansiklopedisi (DİA) · c. 2, s. 394-395, “ALİ el-HÂDΔ maddesi
Bu kaydın kaynakları aşağıdadır (Kaynak Zorunluluğu).
Bu kayıtta bir hata mı gördünüz? Kaynağıyla düzeltme önerin
Kalıcı kimlik: EA-Z-000286 · bu adres kaydın adı değişse de aynı kayda gider; atıfta bunu kullanın.
Dış kayıtlar: TDV İslâm Ansiklopedisi maddesi
