Batı Afrika'da Sokoto halifeliğinin kurucusu ve ilk halifesi (1812-1817); ıslahatçı bir âlim, vâiz ve mutasavvıf. Hevsâ dilinde Osman dan Fodio, Fûlânîler arasında Usmanu Bi-Fûdiye diye anılır.
29 Safer 1168'de (15 Aralık 1754) Hevsâ ülkesinin kuzeyindeki Galmi şehri yakınlarında bulunan Maratta köyünde doğdu. Fûdî nisbesi, babası Muhammed'e verilen ve Fûlânî dilinde "âlim, fakih" anlamına gelen unvandan gelir. Genç yaşta babasının liderliğindeki kabilesi Fûlânîler'le birlikte Degal'e taşındı. İlk Kur'an derslerini babasından aldı; ardından çoğu akrabası olan âlimlerden tefsir, hadis, fıkıh ve Arap dili okudu. Hocalarının başında örnek edindiği amcası Osman Bindûrî, Buhârî'nin el-Câmiu's-sahîh'ini kendisinden okuduğu Muhammed b. Râcî ve en çok etkisinde kaldığı ıslahatçı âlim Agâdesli Cibrîl b. Ömer gelir.
Agâdes'te Cibrîl b. Ömer'in yanında bir yıl kaldı ve onun aracılığıyla tasavvufa intisap etti. Gobir'e dönerek öğrenimini orada sürdürdü, bu yıllardan itibaren tebliğ faaliyetine girişti ve Degal'de ders vermeye başladı. Kısa sürede gezgin bir mürşid, güçlü bir müderris ve ateşli bir vâiz olarak tanındı. Önce Kebbi'ye, 1780'de Zamfara'ya geçerek beş yıl vaaz ve tebliğini sürdürdü; "cemaat" adını verdiği taraftarlarının sayısı arttı. Vaazlarında sünnetin ihyasını, bid'atların kaldırılmasını ve İslâm'ın ilk dönemindeki haline dönülmesini işliyordu.
Otuz yaşında Degal'e çekilerek başta Gobir olmak üzere Katsina ve Kano'dan gelen gençlerin eğitimiyle ilgilendi ve öğrencileri için eserler yazdı. İdarecilerden uzak durmayı benimsemekle birlikte İslâm'ı sultanlara da anlatmak istedi. Âlimlere değer veren Gobir Sultanı Bava Can Gvarza'dan yakın ilgi gördü: 1789 yılı kurban bayramında sultandan hediye yerine halka İslâm'ı anlatmasına izin verilmesini, çağrısına uyanlara engel olunmamasını, giyime ve tesettüre karışılmamasını, siyasî suçluların serbest bırakılmasını ve meşrû olmayan vergilerin kaldırılmasını istedi. Teklifleri kabul eden sultanın onu oğlu Yunfa'ya mürebbi tayin ettiği kaydedilir.
Davetinin güçlenmesi sonraki hükümdarları aleyhine döndürdü. Sultan Nafata 1798'de çıkardığı bir fermanla sonradan müslüman olanların eski dinlerine dönmesini emretti; tesettürü, sarık ve kaftan giymeyi yasakladı. 1803'te tahta çıkan Yunfa bir süre sonra onu öldürmeye teşebbüs etti ve Degal'i terketmesini emretti. Osman b. Fûdî aynı yıl cemaatiyle birlikte Gudu'ya gitti; Yunfa'nın tövbe ve siyasî suçluları serbest bırakma çağrısını reddetmesi üzerine emîrü'l-mü'minîn ve halife unvanıyla biat alarak cihad ilân etti. 21 Haziran 1804'teki Tabkin Kvatto savaşından sonra hareket genişledi; Gobir'in başşehri Alkalawa 1808'de alındı.
1812'de Sokoto halifeliğinin kuruluşunu ilân ederek İslâmî bir yönetim kurdu; halifelik unvanını taşımakla birlikte aktif siyasetten büyük ölçüde çekildi. Ülkesinin batı eyaletlerini kardeşi Abdullah'a, doğu eyaletlerini Sokoto'yu başşehir yapan oğlu Muhammed Bello'ya bırakıp Sifava'da ikamet etti; kalan yıllarını ilimle ve kurduğu devletin hukukî ve idarî yapısını belirleyen eserler yazmakla geçirdi. Üç yıl sonra oğlunun ısrarı üzerine Sokoto'ya geldi. 3 Cemâziyelâhir 1232'de (20 Nisan 1817) vefat etti. Kabri bugün Nijerya, Nijer ve Çad müslümanları için önemli bir ziyaretgâhtır. On üç evliliğinden otuz yedi çocuğu olmuştur; yerine, başarılı bir devlet adamı ve çok sayıda kitap yazmış bir âlim olan oğlu Muhammed Bello geçti.
Tesir Halkası — Bid'atların yaygınlaştığı bir toplumda başlattığı Kur'an ve Sünnet'e dönüş hareketiyle müslümanlara dinlerini doğru öğretmenin yanı sıra kırsalda yaşayan putperest Fûlânîler ve Hevsâ kabileleri arasında İslâm'ın hızla yayılmasını sağladı. Kurduğu Sokoto halifeliği, Batı Afrika tarihinin XIX. yüzyılın başında yeniden şekillenmesinde büyük etkisi olmuş ve yaklaşık bir asır bölgenin en güçlü devletlerinden biri olarak kalmıştır.
Şairliği ve Tasavvufî Çizgisi — Kaynak onu ıslahatçı bir âlim, başarılı bir devlet adamı ve aynı zamanda ünlü bir mutasavvıf olarak tanıtır. Hocası Cibrîl b. Ömer'den Halvetiyye, Kādiriyye ve Şâzeliyye icâzeti almış, bilhassa Kādirîliğin bölgede yayılmasında etkili olmuştur. Fulfulde dilinde yazdığı ve Hevsâ diline de çevrilen şiirleri vardır.
Eserleri — 150 civarında kitap ve risâle kaleme almış, bunlardan 115'i tesbit edilmiştir. Şiirleri dışında eserlerinin tamamına yakını Arapçadır. Yayımlananlar arasında İhyâü's-sünne ve ihmâdü'l-bida'; Kitâbü Beyâni vücûbi'l-hicre ale'l-ibâd ve beyâni vücûbi nasbi'l-imâm ve ikāmeti'l-cihâd; Kitâbü'l-Fark beyne vilâyâti ehli'l-İslâm ve vilâyâti ehli'l-küfr; Nûrü'l-elbâb; Tenbîhü'l-ihvân alâ ahvâli arzi's-Sûdân; Vesîkatü ehli's-Sûdân; Ta'lîmü'l-ihvân ve el-Mesâilü'l-mühimme sayılır.
Kaynaklar
- TDV İslâm Ansiklopedisi (DİA) · c. 33, s. 466-467, “OSMAN b. FÛDΔ maddesi
Bu kaydın kaynakları aşağıdadır (Kaynak Zorunluluğu).
Bu kayıtta bir hata mı gördünüz? Kaynağıyla düzeltme önerin
Kalıcı kimlik: EA-Z-000490 · bu adres kaydın adı değişse de aynı kayda gider; atıfta bunu kullanın.
