Selmân-ı Pâk (Selmân-ı Fârisî) Makamı
Makam
Bu kayıt, İslâmiyet'i kabul eden İran asıllı ilk sahâbî Selmân-ı Fârisî'nin (Selmân-ı Pâk) Mardin'in Nusaybin ilçesindeki makam türbesine bağlıdır. Makam bir defin yeri değildir: kaynağa göre zatın kabri Bağdat yakınlarındaki Selmânıpâk kasabasındadır; Remle'de ve Nusaybin'de ise birer makam türbesi bulunmaktadır. Asıl adı Mâhbe (Mâyeh) b. Bûzehmeşân'dır. Müslüman olduktan sonra kendini Selmân İbnü'l-İslâm diye tanıtmış; Selmân el-Hayr, Selmân-ı Pâk ve Selmân el-Hakîm diye de anılmıştır. Mecûsî olan babası köyünün reisi (dihkan) idi. Râmhürmüz'de doğdu, küçük yaşta ailesiyle Ceyy denilen bir köye göç etti. Âteşkedede kutsal ateşin sönmemesiyle görevliyken yeni bir din arayışına girdi ve ailesinin şiddetli muhalefetine rağmen Hıristiyanlığı benimsedi. Bu arayış onu önce Dımaşk'a, ardından Musul'a, Nusaybin 'e ve Ammûriye'ye götürdü. Ammûriye'de kendisinden bilgi aldığı bir papaz ölüm döşeğinde ona, Arap yarımadasında İbrâhim peygamberin Hanîf dini üzere gönderilecek son peygamberin pek yakında geleceğini; onun hediye kabul edip sadaka almayacağını ve kürek kemikleri arasında nübüvvet mührü bulunacağını haber verdi. Çölü geçmek için hayvanlarını vererek bir Arap tüccarının kervanına katıldı; fakat Vâdilkurâ'da köle olarak satıldı ve sonunda Benî Kurayza'dan bir yahudinin (Osman b. Eşhel) eline geçerek Medine'ye geldi. Şehri görünce papazın tarif ettiği yere ulaştığını anladı. Hz. Peygamber'in Kubâ'ya geldiğini duyunca oraya koştu; rahipten öğrendiği alâmetleri onda görünce müslüman oldu. Köleliği yüzünden Bedir ve Uhud'da bulunamadı. Resûl-i Ekrem'in tavsiyesiyle efendisiyle muhtemelen İslâmî dönemin ilk mükâtebe sözleşmesini yaptı: bedel olan 300 hurma fidanı Resûlullah'ın nezâretinde ashabın yardımıyla dikildi, beytülmâlden 40 ukıyye ödenerek âzat edildi. Hz. Peygamber onu Ebü'd-Derdâ ile kardeş ilân etti. Hendek Gazvesi'nde hendek kazılmasını teklif etti; ensar ve muhacir onu kendilerinden saymak için ihtilâfa düşünce Resûlullah “Selmân bizden, Ehl-i beyt'tendir” buyurdu. Hendek ve sonraki bütün savaşlara katıldı; Tâif'in fethinde mancınık ve debbâbe kullanılmasını tavsiye edip yapımını bizzat üstlendiği belirtilir. Zâhid bir şahsiyetti; ilme düşkünlüğü ve sünnete bağlılığıyla ashâb-ı Suffe arasında önemli bir yer edindi. Hz. Ömer'in kendisine bağladığı maaşı sadaka olarak dağıtır, hurma liflerinden ördüğü hasırları satarak geçinirdi. Irak fetihleri başlayınca Kādisiye ve Belencer savaşlarına, Medâin ve Celûlâ fetihlerine katıldı; Kûfe'nin kuruluşunda katkıda bulundu ve Hz. Ömer tarafından Medâin valisi tayin edildi. Valilikte de mütevazi yaşayışını değiştirmedi. Hz. Osman'ın hilâfetinin sonlarına doğru, kaynağa göre 35 (656) yılı sonu veya 36 (656) yılı başlarında Medâin'de vefat etti. Tesir Halkası — Rumca ve İbrânîce öğrendiği, Farsların, Romalıların, yahudi ve hıristiyanların kutsal kitaplarını okuduğu rivayet edilir; bu yüzden “sâhibü'l-kitâbeyn” diye anılmıştır. Fâtiha sûresini Farsça'ya tercüme ettiği ve Resûlullah'ın bunu menetmediği kaydedilir. Hadisleri Kütüb-i Sitte'de yer alır; Ahmed b. Hanbel el-Müsned 'de 37 rivayetine yer verir, Bakī b. Mahled'in eserinde 60 rivayetinin bulunduğu belirtilir. Kendisinden İbn Abbas, Ebû Saîd el-Hudrî, Enes b. Mâlik gibi sahâbîler ve birçok tâbiî rivayette bulunmuştur. Hz. Peygamber'in saçlarını tıraş ettiği için berberlerin pîri sayılmış, fütüvvet teşkilâtının gelişmesinde rol oynamış ve pek çok tasavvufî silsilede yer almıştır; Kâzerûniyye'nin kurucusu Kâzerûnî'nin kendisine gönderilen zekât paylarını Selmân'ın kabilesi arasında dağıttığı söylenir. Eserleri — İbn Hacer el-Askalânî, Cüz'ân min hadîsi Selmân adlı oldukça hacimli bir hadis cüzünün varlığını bildirir; Mesâʾilü'r-ruhbân adlı küçük bir risâle de ona nisbet edilir. Şiî müellifler onu âsârı ilk tasnif eden kişi sayar ve Kitâbü Hadîsi Câselîk 'in müellifi kabul eder. Türbesi ve Külliyesi — Kabri, IV. Murad tarafından yeniden yaptırılan türbesiyle Bağdat yakınlarındaki, kabrinin etrafında oluştuğu belirtilen ve bugün Selmânıpâk diye bilinen kasabadadır; Şiîler zamanla bu kabri Kerbelâ dönüşü uğranması gereken bir ziyaretgâh hâline getirmiştir. Bundan başka Remle 'de ve Mardin ilinin Nusaybin ilçesinde birer makam türbesi bulunur; bu atlas kaydı Nusaybin'dekine bağlıdır. Medine'nin kuzeyindeki Mesâcid-i Seb'a'dan biri de Ömer b. Abdülazîz'in Medine valiliği sırasında yaptırdığı sanılan Mescid-i Selmân-ı Fârisî 'dir; Seyfeddin Hüseyin b. Ebü'l-Heycâ tarafından yeniden inşa edilen yapı (577/1181) bugün de varlığını sürdürmektedir.
