Giriş
Allah Dostları

Sahâbe

Muâz b. Cebel

Hz.

Vefât: 18 h. (639)
Kaynaklı · inceleme bekliyor

Ensâr'ın genç âlimlerinden sahâbî; Hz. Peygamber'in helâl ve haramı en iyi bilen kişi olarak gösterdiği, Yemen'e kadı ve muallim olarak gönderdiği zattır. Tam adı Ebû Abdirrahmân Muâz b. Cebel b. Amr el-Ensârî'dir; Hazrecî ve Cüşemî nisbeleriyle de anılır.

Hicretten on sekiz yıl önce (m. 603) Medine'de dünyaya geldi. Hazrecoğulları'nın Benî Udey koluna mensup olan babasının ölümü üzerine annesi Hind bint Sehl, Benî Selime oğullarının reisi Ced (Cüd) b. Kays ile evlendi. Muâz on sekiz yaşında müslüman oldu ve İkinci Akabe Biatı'na katıldı. Kabilesinden İslâm'ı kabul eden arkadaşlarıyla birlikte geceleri Benî Selime'den henüz müslüman olmayanların putlarını kırdı veya putların âcizliğini ortaya koyacak işler yaptı.

Resûl-i Ekrem hicretten sonra onunla Abdullah b. Mes'ûd arasında kardeşlik bağı kurdu. Bedir başta olmak üzere Huneyn ve Tâif dışındaki bütün gazvelere katıldı ve bunlarda kabilesinin bayraktarı veya temsilcisi oldu. Mekke'nin fethinden sonra Hz. Peygamber Huneyn'e giderken onu Mekke'ye önce emîr, ardından Kur'an ve dinî bilgiler muallimi tayin ettiği için Huneyn ve Tâif gazvelerine katılamadı.

Hz. Peygamber hicretin 9. yılı Rebîülâhirinde (Ağustos 630) onu Ebû Mûsâ el-Eş'arî ile birlikte Yemen'e elçi, zekât memuru ve kadı olarak gönderdi; heyetin başına Muâz'ı tayin ederek onun Yukarı Yemen'de, Ebû Mûsâ'nın Aşağı Yemen'de görev yapmasını istedi. Yemen'de nasıl hüküm vereceğine dair aralarında geçen konuşma meşhurdur: Muâz önce Allah'ın kitabına göre hükmedeceğini, orada bulamazsa Resûlullah'ın sünnetine bakacağını, orada da bulamazsa kendi kanaatiyle hüküm vereceğini söyleyince Hz. Peygamber memnun oldu ve Allah'a hamdetti. Onlara halka kolaylık gösterip zorluk çıkarmamalarını, müjde verip nefret ettirmemelerini tembih etti. Heyeti uğurlarken bir süre Muâz'ın yanında yürüyen Resûl-i Ekrem, belki bir daha görüşemeyeceklerini, Medine'ye döndüğünde yalnız mescidini ve kabrini bulacağını söyleyince Muâz ağladı; Hz. Peygamber onu teselli etti.

Yemen'de Sekûn kolundan bir hanımla evlendi; orada peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkan Esved el-Ansî'nin üç ay içinde ortadan kaldırılmasında önemli rol oynadı. 11 (632) yılında görevini tamamladı ve Resûl-i Ekrem'in vefatından bir süre sonra Medine'ye döndü.

Hz. Ebû Bekir devrinde Suriye fetihlerine katılmak için izin istedi; Hz. Ömer onun bilgisine ihtiyaç duyulacağını söyleyerek izin verilmemesini telkin ettiyse de halife, şehid olmak isteyen birini engellemeye hakkı olmadığını söyleyerek izin verdi. Muâz Yermük ve Ecnâdeyn savaşlarında ve Dımaşk'ın fethinde bulundu; Ecnâdeyn'de ordunun sağ kanadına kumanda etti. Hz. Ömer döneminde Dımaşk Valisi Yezîd b. Ebû Süfyân'ın muallim istemesi üzerine Ebü'd-Derdâ ve Ubâde b. Sâmit ile birlikte Suriye'ye muallim olarak gönderildi.

Suriye ordusu kumandanı Ebû Ubeyde b. Cerrâh, Kudüs yakınlarındaki Amvâs'ta ortaya çıkan veba salgınında (tâûnu Amvâs) ölünce ordunun başına Muâz geçti (18/639). Kendisi de iki oğlu ve iki hanımıyla birlikte bu salgına yakalandı ve aynı yıl vefat etti. Kaynaklarda ailesi Amvâs tâununda ölünce soyunun tükendiği kaydedilir. Uzun boylu ve heybetli bir kimseydi; bir ayağı sakattı.

Tesir Halkası — Asr-ı saâdette Kur'an'ın tamamını ezbere bilen birkaç kişiden biri; Resûlullah'ın kendilerinden Kur'an öğrenilmesini tavsiye ettiği dört sahâbîden ve o devirde fetva veren altı sahâbîden biriydi. Hz. Peygamber onu helâl ve haramı en iyi bilen kişi olarak gösterir, "Muâz ne iyi adam!" diye iltifat eder, kıyamet gününde onun âlimlerin önünde yürüyeceğini söylerdi; bazen Ufeyr adlı eşeğinin terkisine bindirirdi. Hz. Ömer, hilâfeti zamanında fıkhî meseleler için Muâz'a başvurulmasını tavsiye ederdi. Hz. Peygamber'den 157 hadis rivayet etmiştir; rivayetleri toplu hâlde Ahmed b. Hanbel'in el-Müsned'inde yer alır. Kendisinden Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Abbas, Ebû Mûsâ el-Eş'arî, Enes b. Mâlik gibi sahâbîler; Yemen'e onunla giden Abdurrahman b. Ganm, onu Yemen'de tanıyan Amr b. Meymûn, Ebû Müslim el-Havlânî, Mesrûk b. Ecda' gibi tâbiîler hadis, fıkıh ve kıraat öğrenmiştir.

Türbesi ve Külliyesi — Kaynağa göre bugün İrbid vilâyetine (muhâfaza) bağlı Ağvârüşşimâliye livâsında, kendi adıyla anılan köyde bulunan kabri üzerine küçük bir mescid ve türbe yaptırılmıştır.

Çok Görüşlü Görüşler

Doğum yılı — Kaynak, hicretten on sekiz yıl önce (m. 603) Medine'de doğduğunu kaydeder; hicretten yirmi yıl önce (m. 601) doğduğu da zikredilmiştir. Atlas ikisi arasında tercih yapmaz.

Kardeşlik bağı — Hicretten sonra Abdullah b. Mes'ûd ile kardeş yapıldığı bildirilir; o sırada Habeşistan'da bulunan Ca'fer b. Ebû Tâlib ile kardeş yapıldığına dair bir rivayet de vardır, kaynak bu rivayetin doğru olmaması gerektiğini belirtir.

Kabrin yeri — Kaynak kabri İrbid vilâyetinin Ağvârüşşimâliye livâsında, kendi adıyla anılan köyde gösterir. Atlas kaydının işaret ettiği Kuzey Şûne (eş-Şûnetü'ş-Şimâliyye) aynı livâdadır; ancak kaynak bu yer adını anmaz. Pinin kaynağın andığı köyle örtüşmesinin teyidi ilim ehline ve saha doğrulamasına bırakılmıştır.

Kaynaklar

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi (DİA) · c. 30, s. 336-338, “Muâz b. Cebel” maddesi

Bu kaydın kaynakları aşağıdadır (Kaynak Zorunluluğu).

Bu kayıtta bir hata mı gördünüz? Kaynağıyla düzeltme önerin

Kalıcı kimlik: EA-Z-000569 · bu adres kaydın adı değişse de aynı kayda gider; atıfta bunu kullanın.