Hz. Peygamber'in amcasının oğlu ve Hz. Ali'nin öz kardeşi; Habeşistan muhacirlerinin başkanı ve Mûte Savaşı'nda şehid düşen ikinci kumandan. Tam adı Ebû Abdillâh Ca'fer b. Ebî Tâlib b. Abdilmuttalib el-Hâşimî'dir. Mûte'de iki kolu kesildikten sonra Hz. Peygamber'in, bunlara karşılık ona cennette uçtuğu iki kanat verildiğini haber vermesi sebebiyle Tayyâr (uçan) ve Zü'l-cenâhayn (iki kanatlı) lakaplarıyla anılır; Ca'fer-i Tayyâr adı buradan gelir.
Yaklaşık 590 yılında Mekke'de doğdu; Hz. Ali'den on yaş büyüktü. Babası Ebû Tâlib çocuklarının çokluğu yüzünden geçim sıkıntısı çektiği sırada, yükünü hafifletmek için Hz. Peygamber Ali'yi, amcası Abbas da Ca'fer'i yanına almıştı; bu yüzden gençlik yılları amcası Abbas'ın yanında geçti.
Hz. Peygamber'e ilk iman edenler arasında yer aldı. Mekkeli müşriklerin müslümanlara eziyetleri artınca hanımı Esmâ bint Umeys ile birlikte Habeşistan'a hicret eden ikinci kafileye katıldı ve Hz. Peygamber tarafından bu kafileye başkan tayin edildi. Oğlu Abdullah Habeşistan'da dünyaya geldi ve orada doğan ilk müslüman olarak anıldı. Kureyşliler, muhacirlere iltica hakkı tanınmaması için Ebû Rebîa b. Mugīre el-Mahzûmî ile Amr b. Âs'ı elçi olarak gönderdiklerinde, Habeş Hükümdarı Necâşî Ashame'nin huzurunda müslümanları Ca'fer temsil etti. Büyük bir açıklık ve cesaretle İslâm inançlarını ortaya koyup yurtlarını terk etme sebeplerini izah etti; Kureyş temsilcilerinin eli boş dönmesini ve Necâşî'nin mülteci müslümanları himaye etmesini sağladı. Bunun ardından Necâşî'nin Ca'fer sayesinde müslüman olduğu da söylenir.
Habeşistan'a hicretinden sonra 7 (628) yılına kadar orada kaldı. Bedir Gazvesi'ne katılmadı; fakat Hz. Peygamber'in bu savaşın ganimetinden pay ayırdığı ve Bedir'e katılma şeref ve sevabına sahip olduklarını belirttiği sekiz kişiden biri oldu. Hudeybiye Antlaşması'ndan sonra Hz. Peygamber Necâşî'ye yolladığı mektupta ülkesindeki müslümanları Medine'ye göndermesini istedi. Ca'fer, Necâşî'nin tahsis ettiği gemiyle Arabistan'a döndü ve yanındaki muhacirlerle doğruca Hayber'deki Hz. Peygamber'in yanına gitti. Hayber'in fethinden hemen sonra onu karşısında gören Resûlullah "Hangisine sevineceğimi bilmiyorum: Hayber'in fethine mi, yoksa Ca'fer'in gelişine mi?" diyerek onu kucakladı, alnından öptü ve ganimetten on altı arkadaşıyla birlikte ona pay ayırdı. Medine'ye dönüşlerinde de ona Mescid-i Nebevî'nin yanı başında bir yer ayırarak onu oraya yerleştirdi.
8 (629) yılında Gassânî reislerinden Şürahbîl b. Amr'ın, Resûlullah'ın mektubunu götüren Hâris b. Umeyr'i öldürmesi üzerine hazırlanan 3000 kişilik ordunun kumandanlığına Hz. Peygamber sırasıyla Zeyd b. Hârise'yi, Ca'fer b. Ebû Tâlib'i ve Abdullah b. Revâha'yı getirdi; biri şehid olursa diğeri kumandayı alacaktı. Ordu Maan'da, 100.000 veya 200.000 kişiden oluştuğu rivayet edilen Bizans ordusuyla karşılaştı; iki ordu Mûte'de savaş düzenine geçti (Cemâziyelevvel 8 / Eylül 629). Zeyd b. Hârise'nin şehid düşmesiyle kumandayı alan Ca'fer düşman üzerine kahramanca hücum etti: sağ eli kesilince sancağı sol eline aldı, sol eli de kesilince onu iki koluyla göğsü arasında tuttu ve bir mızrak darbesiyle şehid oldu. Abdullah b. Ömer, defnedilmeden önce vücudunun ön tarafında pek çok yara gördüklerini söyler. Hz. Peygamber, Allah'ın kesilen iki koluna karşılık ona iki kanat ihsan ettiğini ve onlarla cennette uçtuğunu haber verdi.
Kırk yaşında şehid oldu. Hz. Peygamber şehidlerin ardından ağlamış, fakat ağıt yakıp feryat etmeyi yasaklamıştır; Ca'fer'in ev halkına bizzat üç gün yemek göndermiş, daha sonra oğullarını yanına alarak bakımlarını üstlenmiştir.
Hem Habeşistan'a hicret ettiği hem de oradan dönüşünde baba yurdu Mekke'ye değil doğrudan Medine'ye gittiği için Zü'l-hicreteyn, ashabın muhtaçlarını ve fakirlerini daima gözettiği için Ebü'l-mesâkîn lakaplarıyla da anılırdı. Ebû Hüreyre, Hz. Peygamber'den sonra en cömert kişi olarak Ca'fer'i gösterir; Resûl-i Ekrem de ahlâkça kendisine benzediğini belirterek onu takdir ve taltif ederdi.
Tesir Halkası — Rivayetleri pek azdır. Bunları kendisinden oğlu Abdullah, Abdullah b. Mes'ûd, Amr b. Âs ve Ümmü Seleme rivayet etmiştir; diğer iki oğlu Muhammed ile Avn'ın da ondan rivayette bulunduğu ifade edilir.
Türbesi ve Külliyesi — Mûte, Lût gölünün güneyinde, Kerek'e 11, Kudüs'e 50 km. uzaklıkta geniş tarım arazilerine sahip bir yerdir. Bugün savaşın yapıldığı yerde tarihî Mûte Mescidi'nin kalıntıları ve onun 500 m. yakınında şehid olan üç kumandanın türbeleri bulunmaktadır. Son zamanlarda Mûte şehidlerinin adları bir anıta yazılmış, anıtın yanına bir cami (Câmiu'l-meşhed) inşa edilmiştir.
Çok Görüşlü Görüşler
Kaynak maddeler Ehl-i sünnet siyer ve megāzî geleneğine dayanır; atlas aşağıdaki noktalarda görüşleri yan yana kaydeder ve taraf tutmaz. Kaynak madde, Ca'fer hakkında mezhepler arası bir ayrışma kaydetmez.
İslâm'a giriş sırası — Kaynağa göre onun Hz. Ebû Bekir'den önce İslâm'a girdiği rivayet edildiği gibi 25. veya 32. müslüman olduğu da söylenmektedir. Atlas bu rivayetler arasında tercih yapmaz.
Bedir ve muâhât rivayetleri — Kaynak, Hz. Peygamber'in Bedir ganimetinden ona pay ayırmasının bazı kaynaklarda yanlış yorumlandığını ve Ca'fer'in Bedir Gazvesi'ne katıldığının zannedildiğini belirtir; ona göre Ca'fer 7 (628) yılına kadar Habeşistan'da kalmıştır. Aynı gerekçeyle, Hz. Peygamber'in Medine'ye hicretinin ilk senesinde kurulan muâhâtta onu Muâz b. Cebel ile kardeş yaptığı şeklindeki rivayetlerin şüpheyle karşılanması gerektiğini söyler. Atlas bu değerlendirmeyi madde müellifinin hükmü olarak kaydeder.
Yaralarının sayısı — CA'FER b. EBÛ TÂLİB maddesi, Abdullah b. Ömer'e dayanarak defnedilmeden önce vücudunun ön tarafında elli (veya doksandan fazla) yara görüldüğünü; MÛTE SAVAŞI maddesi ise göğsünde elli kadar kılıç ve ok yarası bulunduğunu kaydeder. Atlas iki ifadeyi yan yana verir.
Necâşî'nin İslâm'ı — Necâşî'nin Ca'fer sayesinde müslüman olduğu kaynakta "söylenir" kaydıyla, kesin bir hüküm olarak değil aktarılır.
Kabrin yeri — Zatın kendi maddesi kabrine değinmez. MÛTE SAVAŞI maddesi, savaşın yapıldığı yerde Mûte Mescidi kalıntılarının 500 m. yakınında şehid olan üç kumandanın türbelerinin bulunduğunu söyler; türbelerin bulunduğu yerleşimin adını ve türbelerin tarihini vermez. Atlas kaydı Ürdün'deki bu Mûte şehidleri türbelerine bağlıdır; kaydın yer adı ve konumu bu kaynaklarla ayrıca teyit edilmiş değildir.
Kaynaklar
- TDV İslâm Ansiklopedisi (DİA) — Ahmet Önkal · c. 6, s. 548-549, “CA‘FER b. EBÛ TÂLİB” maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi (DİA) · c. 31, s. 385-387, “Mûte Savaşı” maddesi
Bu kaydın kaynakları aşağıdadır (Kaynak Zorunluluğu).
Bu kayıtta bir hata mı gördünüz? Kaynağıyla düzeltme önerin
Kalıcı kimlik: EA-Z-000568 · bu adres kaydın adı değişse de aynı kayda gider; atıfta bunu kullanın.
