Kaffâl eş-Şâşî
İmam
Şâfiî fakihi; tefsir, hadis, fıkıh, usul, kelâm, Arap dili ve şiirde devrinin otoriteleri arasında sayılan ve Şâfiî fıkhının Mâverâünnehir'de yayılmasını sağlayan âlim. Tam adı Ebû Bekr el-Kaffâl el-Kebîr Muhammed b. Alî b. İsmâîl eş-Şâşî 'dir. 15 Şâban 291'de (2 Temmuz 904) Şâş'ta (Taşkent) doğdu. Kaffâl lakabı kilitçilik mesleğinden gelir; aynı lakapla anılan Abdullah b. Ahmed el-Mervezî'den ayırt edilmesi için el-Kaffâl el-Kebîr veya el-Kaffâl eş-Şâşî diye anılır. Tefsir, hadis, kelâm ve fıkıh usulü eserlerinde genel olarak "Kaffâl" şeklinde geçen âlim odur; Abdullah b. Ahmed'e nisbetle az geçtiği fıkıh kitaplarında ise daha çok el-Kaffâl eş-Şâşî olarak zikredilir. 309 (921) yılında hadis öğrenimi için Horasan, Irak, Hicaz ve Suriye'ye gitti. İbn Huzeyme, Muhammed b. Cerîr et-Taberî, Ebû Arûbe, İbnü'l-Bâgandî, Hâkim en-Nîsâbûrî, İbn Düreyd ve Ebü'l-Kāsım el-Begavî gibi âlimlerden hadis dinledi. Çeşitli ilimleri tahsil ettikten sonra Şâş'a dönerek öğretim faaliyetinde bulundu. Hâkim en-Nîsâbûrî onu, çağdaşı Mâverâünnehir fakihleri içinde usulü en iyi bilen ve hadis öğrenimi için en çok yolculuk yapan kişi olarak niteler. Bizans'a karşı hazırlanan Horasan ve Mâverâünnehir ordusuyla birlikte Rey'e gittiği anlaşılır (354/965). Bizans İmparatoru II. Nikephoros Phokas'ın emriyle yazılıp Abbâsî Halifesi Mutî'-Lillâh'a gönderilen ve Misis ile Tarsus'un istilâsı (352/963) sebebiyle müslümanları aşağılayan kasideye reddiye olarak bir hicviye kaleme aldı. Horasan, Suriye ve Irak'tan birçok edip ve şair bu kasideye reddiye yazmış, ancak Kaffâl'inki seçilip imparatora gönderilmiştir. Her iki kasidenin metni Sübkî tarafından da iktibas edilmiş; manzum diplomasi dilinin güzel bir örneği olan kaside milletlerarası ilişkilere dair çalışmalarda incelenmiştir. Zilhicce 365'te (Ağustos 976) Şâş'ta vefat etti. Oğlu Ebü'l-Hasan Kāsım (ö. 400/1010 civarı) Ebû Abdullah el-Halîmî'den fıkıh öğrenmiş, Şâfiî mezhebinin önemli şahsiyetlerinden biri olmuştur. Tesir Halkası — Ebû Abdullah el-Halîmî, Abdurrahman b. Muhammed el-İdrîsî, Ebû Abdullah İbn Mende, Muhammed b. Hüseyin es-Sülemî ve Hâkim en-Nîsâbûrî gibi âlimler ondan hadis rivayet ettiler. Tefsîrü'l-Kur'ân 'ı, özellikle içerdiği Mu'tezilî görüşler bakımından, Râzî'nin Mefâtîhu'l-gayb 'ı ile Süyûtî'nin Esrârü't-tenzîl 'inin kaynakları arasında yer alır. Fikirleri Şâfiî kaynaklarında iktibas edilmiştir. Şairliği ve Tasavvufî Çizgisi — Cedel sahasında eser veren ilk fıkıh âlimidir. Önceleri Mu'tezile'nin fikirlerini benimsemiş, şer'î hükümlerde kıyas ve haber-i vâhidi delil olarak kullanmanın aklen vâcip olması gibi görüşleri savunmuş; daha sonra Ebü'l-Hasan el-Eş'arî'nin mezhebine yönelerek ondan kelâm öğrenmiştir. Bu yüzden başta Tefsîrü'l-Kur'ân 'ı olmak üzere bazı eserlerinde Mu'tezilî fikirler bulunur. Hastanın namazları cemedebileceği, yetişkinin kendisi için akîka kurbanı kesmesinin müstehap olduğu gibi mezhep görüşünün dışına çıkan ictihadları da vardır. Eserleri — ① Mehâsinü'ş-şerîa fî fürûi'ş-Şâfiiyye : şer'î hükümlerin illetlerine ilişkin bir soruya cevap olarak yazılmıştır; Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'nde ve Yale University Library'de birer nüshası vardır. ② Cevâmiu'l-kelim fi'l-hadîs mine'l-mevâiz ve'l-hikem . Kaynaklarda zikredilen diğer eserleri: Şerhu'r-Risâle , Delâilü'n-nübüvve , Edebü'l-Kādî , Kitâbü'l-Usûl , Tefsîrü'l-Kur'ân . Hacı Selim Ağa Kütüphanesi'nde onun adına kayıtlı Cevâmiu'l-kelim fi'l-mevâiz ve'l-hikem adlı eserin, araştırma sonucunda Müttakī el-Hindî'ye ait olduğu anlaşılmıştır. Türbesi ve Külliyesi — Taşkent maddesi, şehrin mimari âbideleri arasında Kaffâl eş-Şâşî (Hz. İmam) türbesi ni sayar ve Muhammed b. Ali el-Kaffâl'i Taşkent'in yetiştirdiği âlimler arasında zikreder. XII. (XVIII.) yüzyıl ortalarında Taşkent'in dört ana bölgesinden biri Kaffâl eş-Şâşî (Sibzar) adını taşıyordu.
