Akbıyık Sultan, İkinci Murâd Han ve Fâtih Sultan Mehmed devirlerinde yaşamış büyük velîlerdendir. Asıl adı Ahmed Şemseddîn'dir. Hacı Bayrâm-ı Velî'nin sohbetlerinde yetişmiş, onun feyz ve bereketiyle olgunluğa ermiştir. Kalplere şifa olan sözleriyle anılır ve bu sohbetlerin tesiriyle manevi mertebelerde ileri derecelere ulaştığı nakledilir. Hayatının dikkat çekici yönü, tasavvuf yolu ile gaza yolunu bir arada yürütmüş olmasıdır. Bir yandan hocasının sohbetiyle manevi olarak yetişirken, diğer yandan İkinci Murâd Han'ın Haçlılara ve din düşmanlarına karşı yürüttüğü cihad hareketine de katılmıştır. Kaynaklarda nakledildiğine göre, Hacı Bayrâm-ı Velî'nin diğer talebeleriyle birlikte çıktığı seferlerde büyük yararlıklar göstermiş ve Osmanlıların Rumeli'deki ilerleyişinde önemli hizmetlerde bulunmuştur. Böylece hem ilim ve tasavvuf yolunda yetişmiş bir mürşid, hem de gaza meydanlarında öne çıkan bir gâzi şeyh olarak tanınmıştır. Manevi olgunluğa eriştikten sonra Bursa'da bir dergâh kurarak insanlara rehberlik etmiş, çevresinde toplananları irşad etmiş ve onların manevi terbiyesiyle meşgul olmuştur. Vefat ettiği yıl kaynaklarda 1455 (H.860) olarak verilir. Bursa'da Akbıyık mahallesinde, Akbıyık Çıkmazı'nda kendisinin yaptırdığı dergâhın yanındaki türbede medfundur. Adıyla anılan mahalle ve dergâh, onun Bursa'daki manevi mirasının izlerini günümüze taşır. Hayatı ve hizmetleri, Osmanlı dönemine ait biyografik ve tarihî kaynaklarda kayıt altına alınmıştır.
Kaynaklar
- İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c.11, s.251
- Evliyalar Ansiklopedisi · Bursa Evliyâları
- Şakâyık-ı Nu'mâniyye Tercümesi; s.126
- Tâcü't-Tevârih; c.5, s.97
- Güldeste-i Riyâz-ı İrfan; s.221
Her kayıt kaynaklıdır (Kaynak Zorunluluğu).
