Giriş
Allah Dostları

Âlim

Hacı Paşa (Celâleddin Hızır el-Aydınî)

Vefât: 827 h. (1424)
Kaynaklı · inceleme bekliyor

Anadolu'nun İbn Sînâ'sı diye anılan hekim, kelâm âlimi ve müfessir. Esas adı Celâleddin Hızır'dır; Aydınoğulları'nın bir teveccühü olarak verildiği tahmin edilen Hacı Paşa unvanıyla tanınır ve bu lakabı o kadar sevmiştir ki eserlerinde adının yerine dahi kullanmıştır.

740'tan (1339) sonra doğduğu tahmin edilmektedir. Aslen Konyalıdır: son tefsirinin mukaddimesinde kendisini Hacı Paşa b. Hoca Ali b. Murâd b. Hoca Ali b. Hüsâmeddin el-Konevî diye tanıtması bunun kesin delilidir. Tahsil için Mısır'a gitti; Kahire'deki Şeyhûniyye Medresesi'nde ünlü Hanefî fakihi Ekmeleddin el-Bâbertî'den dinî ve aklî ilimleri okudu, keskin zekâsı ve çalışkanlığıyla hocasının takdirini kazandı. Buradaki başarılarıyla Anadolu'da da adı duyuldu; okumak için Mısır'a gelen Molla Fenârî, şair Ahmedî, Bedreddin Simâvî ve Müeyyed b. Abdülmü'min ondan yakınlık gördü. Ders arkadaşlarından biri de Seyyid Şerîf el-Cürcânî'dir. Kaynağa göre Mısır'a gitmeden önce Şam'daki Zâhiriyye Medresesi'nde Kutbüddin et-Tahtânî'den ders okumuş olması kuvvetle muhtemeldir.

Kahire'de öğrenciyken tutulduğu ağır bir hastalık onu tıpla meşgul olmaya sevketti. Dinî ilimler yanında tıp kitapları okuyarak ve Cemâleddin İbnü'ş-Şevbekî gibi hekimlerin bilgi ve tecrübesinden yararlanarak kendini yetiştirdi; Şifâʾü'l-eskām'ın mukaddimesinde bizzat belirttiği gibi el-Melikü'l-Mansûr Kalavun Bîmâristânı'nda tabiplik yapmaya başladı. Tıptaki ehliyetini 771 (1370) yılında yazdığı iki kitapla ispat ettikten sonra bu hastahanede uzunca bir süre hekimlik yaptığı muhakkaktır. Tıbba yönelmesinde, öğrenciliği sırasında yardımını gördüğü Aydınoğlu Îsâ Bey'in teşviki de etkili olmuş olabilir; 1332 yılında Birgi'yi ziyaret eden İbn Battûta'nın haberleri bu hânedanın tıbba verdiği önemi gösterir.

Hâmisi Îsâ Bey'in daveti üzerine Mısır'daki işini bırakıp Anadolu'ya geldi ve Ayasuluk (Selçuk) kadılığına tayin edildi. Kadılık yanında Ayasuluk ve Birgi medreselerinde hocalık, sarayda hekimlik yaptı; hükümdar ve saray erkânından çok itibar gördüğü, halk tarafından da sevildiği muhakkaktır. Aydın ilinde telif ettiği yedi eserde Aydınî nisbesini kullandığı için Aydınlı olduğu sanılmıştır.

Kitâbü's-Saâde ve'l-ikbâl'i yazdığı 800 (1398) yılında Ayasuluk'ta görevi başındaydı; Îsâ Bey'in ölümünden sonra beylikteki siyasî karışıklıklar yüzünden bu yılın sonlarında Konya'ya gittiği söylenebilir. Bu dönemde hocası Bâbertî'nin Tuhfetü'l-ebrâr adlı eserini istinsah etmeye başlamış ve 29 Safer 818'de (10 Mayıs 1415) tamamlamıştır. En büyük eseri olan tefsirini II. Murad'ın tahta çıkışından (824/1421) sonra yazmaya başlayıp ona ithaf etti; ardından çok sevdiği ilim beldesi Birgi'ye döndü ve kısa bir müddet sonra burada vefat etti. Süheyl Ünver, 827 (1424) yılı civarında vefat ettiği kanaatindedir.

Tesir Halkası — Şifâʾü'l-eskām Anadolu Türk hekimleri arasında büyük ün yapmıştır: öğrencilerinden şair ve hekim Sinan Paşa esere bir methiye yazmış ve bunu müellif hattı nüshaya eklemiştir; Nev'î Yahyâ Efendi ile Ayaşlı Hekim Şâbân-ı Şifâî de eserin şöhretine şahitlik eder. Eserin iki nüshası, müellif hayattayken öğrencisi Yûsuf b. Muhammed b. Osman tarafından istinsah edilmiştir. Kitâbü's-Saâde 913'te (1507) Türkçe'ye çevrilerek II. Bayezid'e sunulmuş; Teshîl'i ise Sabuncuoğlu Şerefeddin'in öğrencisi Muhyiddin Mehî 872'de (1467) manzum hâle getirmiştir.

Eserleri — Daha çok tıptaki eserleriyle tanınır; tefsir, kelâm ve mantıkta da değerli çalışmaları vardır. İki Türkçe tıp kitabı dışındaki eserlerinin tamamı Arapçadır. ① et-Teâlîm fî ilmi't-tıb: Kahire'de Emîr Şeyho Medresesi'nde 7 Receb 771 (4 Şubat 1370) günü tamamladığı ilk çalışması; sonuna hekimlerin dikkat etmesi gereken hususlar ve hekimlik ahlâkı üzerine “Vasiyyet” başlıklı bir sonsöz eklemiştir. ② el-Ferîde fî zikri'l-agziyeti'l-müfîde: öncekinin özeti; 20 Receb 771'de (17 Şubat 1370) Emîr Şeyho Hankahı'nda tamamlandı. ③ Şifâʾü'l-eskām ve devâʾü'l-âlâm (Şifâ-yı Hâcı Paşa, Kānûn-ı Hâcı Paşa): tıptaki en önemli eseri; 782 yılı Ramazanı sonunda (Aralık 1380) Ayasuluk'ta tamamlayıp Îsâ Bey'e ithaf etti. Câlînûs ve İbn Sînâ yöntemiyle dört makale hâlinde düzenlenmiştir; en önemli özelliği bilgilerin açık ifadelerle ve gereksiz ayrıntıdan kaçınılarak verilmesidir. ④ el-Usûlü'l-hamse: Ayasuluk'ta yazıldı; 788'de (1386) istinsah edilen tek nüshası Manisa'dadır. ⑤ Kitâbü's-Saâde ve'l-ikbâl: 800 (1398) yılında Şifâ'yı yaklaşık üçte bir oranında özetleyerek meydana getirdi. ⑥ Müntehab-ı Şifâ: Şifâ'nın Türkçe özeti; Anadolu'da yazılmış ilk Türkçe tıp kitaplarındandır. ⑦ Teshîl: Müntehab ile aynı tertipte Türkçe bir kitap; Süheyl Ünver'e göre 810 (1408) yılında telif edilmiştir. ⑧ Mecmau'l-envâr fî cemîi'l-esrâr: Kur'ân-ı Kerîm'in geniş bir tefsiri, en büyük çalışması; II. Murad'a ithaf edilmiş, on cildini tamamladığı bilinir, günümüze I. ve X. ciltleri ulaşmıştır. ⑨ Şerhu Levâmii'l-esrâr: mantığa dair; Kâtib Çelebi 784'te (1382) yazıldığını bildirir. ⑩ Şerhu Tavâlii'l-envâr: Kādî Beyzâvî'nin kelâma dair eserinin şerhi; 781 yılı Saferinin (Mayıs 1379) başlarında bitirilip Îsâ Bey'e ithaf edildi. Ayrıca Kitâbü De'bi's-sâlihîn adlı Arapça eser, Hacı Paşa'nın şeriat, tarikat, hakikat ve mârifet makamları hakkında söylediği bir sözün izahıdır; bir öğrencisi tarafından bir itiraza cevap olarak hazırlanmıştır.

Türbesi ve Külliyesi — Birgi'de Hıdırlık mevkiinde bulunan mezarının üstüne 1935'te mermerden bir âbide yapılmıştır.

Çok Görüşlü Görüşler

Vefat tarihi — Kaynak ölüm tarihinin kesin olarak bilinmediğini belirtir; 827 (1424) yılı, Süheyl Ünver'in ne olduğunu açıklamadığı son buluşlarına dayanan kanaatidir. Madde başlığında da yıl soru işaretiyle verilmiştir.

Aydınlı mı, Konyalı mı — Taşköprizâde Aydınî nisbesine bakarak onu Aydınlı sayar. Kaynak ise bu nisbenin Aydın ilinde yazdığı eserlerden geldiğini, kendisini el-Konevî diye tanıtmasının ise aslen Konyalı olduğunun kesin delili olduğunu belirtir.

Hocası kimdi — Taşköprizâde ve Kâtib Çelebi, Hacı Paşa ile arkadaşlarının aklî ilimlerdeki hocası olarak mantıkçı Mübârek Şah'ı gösterir. Kaynak, bu kişinin Memlüklerin tablhâne nâzırlığını yapan Emîr Seyfeddin Mübârek Şah et-Tâzî (ö. 780/1378) olması gerektiğini, müderris değil hâmi olduğunu ve Hacı Paşa'nın asıl hocasının Kutbüddin et-Tahtânî olduğunu düşünür. Atlas bu değerlendirmeyi müellife ait olarak kaydeder.

Bîmâristandaki görevi — Taşköprizâde'nin “Mısır bîmâristanı ona havale edildi” ifadesi onun başhekimlik yaptığını düşündürür; kaynak ise başka kaynakların bu bîmâristanın başhekimleri arasında onu anmadığını, kendisinin de bu konuda bilgi vermediğini belirterek bu ifadeyi mübalağalı sayar. Uzun süre orada hekimlik yaptığı ise muhakkaktır.

Ona nisbet edilen risâleler — Basura dair Risâle-i Bevâsîr ve İhtilâcnâme adlı iki Türkçe risâlenin ona ait olduğu ileri sürülmüşse de kaynak bunu doğrulayacak kesin delil bulunmadığını belirtir.

Kaynaklar

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi (DİA) · c. 14, s. 492-496, “Hacı Paşa” maddesi

Bu kaydın kaynakları aşağıdadır (Kaynak Zorunluluğu).

Bu kayıtta bir hata mı gördünüz? Kaynağıyla düzeltme önerin

Kalıcı kimlik: EA-Z-000734 · bu adres kaydın adı değişse de aynı kayda gider; atıfta bunu kullanın.