Giriş
Allah Dostları

Âlim

Ömer Hayyâm

Hakîm

Vefât: 517 h. (1131)
Kaynaklı · inceleme bekliyor

İranlı âlim, şair ve filozof; cebir, geometri ve astronomideki çalışmaları ile İran şiirinde kendi adıyla özdeşleşen rubâîleriyle tanınır. Tam adı Ebü'l-Feth Gıyâsüddîn Ömer b. İbrâhîm el-Hayyâm'dır. Kaynak onu İbn Sînâ ekolüne mensup bir âlim-filozof olarak kabul eder; cebir, geometri, astronomi, fizik ve tıpla ilgilenmiş, müzikle de uğraşmıştır.

430-439 (1039-1048) yılları arasında Horasan'ın merkezi Nîşâbur'da doğdu. Öğrenimini ve hayatının büyük bir kısmını orada ve Semerkant'ta geçirdi. Sözlükte hayyâm “çadır yapımcısı” demektir; bununla birlikte İran'a yerleşmiş Arap asıllı Hayyâmî kabilesine mensup olabileceği de düşünülür. Ali b. Zeyd el-Beyhakī onun hâfızasının fevkalâde kuvvetli olduğunu, dil, fıkıh, tarih ve kıraatte geniş bilgisi bulunduğunu, riyâziye, tıp ve diğer aklî ilimlerde eşsiz olduğunu söyler.

Kendisine büyük ilgi gösteren Selçuklu sultanlarının ve Vezir Nizâmülmülk'ün saraylarında görev yapmaktan hoşlanmadı; bilimsel araştırmalara adanmış sakin bir hayatı seçerek zaman zaman Semerkant, Buhara, Belh ve İsfahan gibi bilim ve sanat merkezlerinde dolaştı. Semerkant'ta Ebû Tâhir adlı yüksek makam sahibi bir memurun himayesine girdi. İbnü'l-Esîr'in verdiği bilgiye göre 467 (1074-75) yılında Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah tarafından İsfahan'a davet edilerek bir bilim heyetinin başına getirildi; bir rasathâne kurup o yıllarda kullanılan Yezdicerd takvimini düzeltmekle görevlendirildi. Heyet bunun yerine mevsimlere tam uyan yeni bir takvim düzenlemeyi doğru buldu; böylece güneş yılı uzunluğunu 365,2424 gün kabul eden ve hata payı 5000 yılda 1 gün olan Celâlî takvimi ortaya çıktı. Heyet ayrıca Zîc-i Melikşâhî'yi hazırladı; rasathâne Melikşah'ın ölümüne (485/1092) kadar faaliyetini sürdürdü.

Nîşâbur'da 517-526 (1123-1132) yılları arasında, seksen beş yaşlarında öldüğü tahmin edilir; maddenin başlığı vefatını 526/1132 diye soru işaretiyle verir.

Tesir Halkası — Kaynağa göre matematiğin, özellikle analitik geometrinin gelişimi üzerindeki etkisi çok büyüktür: çalışmaları İslâm matematiğinde Şerefeddin et-Tûsî'ye, Batı matematiğinde üçüncü dereceden denklemlerin çözümünde geometrik yaklaşımı benimseyen Descartes'a (ö. 1650) kadar aşılamamıştır. Öklid'in beşinci postulatı üzerindeki incelemesi, Batı'da ondan altı asır sonra aynı konuyla ilgilenen Saccheri'nin çalışmasıyla dikkate değer bir benzerlik gösterir. Batı'da Doğu'nun en fazla hayranlık duyulan şairi ve en tanınmış âlimlerinden biridir; 1892'de Londra'da adına bir kulüp kurulmuş, 1970'te Ay'daki bir kratere, 1980'de yeni bulunan bir kuyruklu yıldıza adı verilmiştir. İran şiirinde rubâîyi kendi adıyla özdeşleştiren tek şair olmuş, etkisi bu kalıpla sınırlı kalmamıştır; Hâfız-ı Şîrâzî'nin gazellerinde de onu akla getiren özellikler görülür.

Şairliği ve Tasavvufî Çizgisi — Yaşadığı dönemde matematik, astronomi ve felsefedeki ünüyle bilinip şair yönüyle tanınmadı; şiirle ilgisi zaman zaman rubâî yazmaktan ibaretti. Felsefî yönü ağır basan rubâîlerinde insanın yokluktan gelip yokluğa gittiği ve bu yüzden içinde bulunulan anın iyi değerlendirilmesi gerektiği düşüncesi hâkimdir; varlığı bir muamma olarak görür ve bu muammayı çözmeye çalışmanın boşuna olduğunu söyler. Kaynak, Ebü'l-Alâ el-Maarrî'den etkilendiği söylenebilse de Maarrî'nin şiirlerinde felsefî yeis, onunkilerde felsefî hüzün baskın olduğunu belirtir. Derin konuları yalın bir dille ifade etmesi, az sözle çok anlam (îcâz) ve dördüncü mısraın ilk üç mısraın çatısını kurması rubâîlerinin başlıca özellikleridir (şarap imgesinin yorumu için bk. Çok Görüşlü Sunum).

Eserleri — Kaynak on altı eser sayar. Başlıcaları: Rubâ'iyyât; denklemleri sınıflandırıp üçüncü dereceden denklemlerin koni kesitleriyle geometrik çözümünü veren Risâle fi'l-berâhîn alâ mesâili'l-cebr ve'l-mukâbele; Öklid'in Elementler'i üzerine yazılan ve Öklid dışı geometrilere öncülük eden Risâle fî şerhi mâ eşkele min müsâderâti Kitâbi Öklîdis; Celâlî takvimi dahil takvimler üzerine Nevrûznâme; gözlem sonuçlarını içeren Zîc-i Melikşâhî; icat ettiği hidrostatik teraziyle ilgili Fi'l-kustâsi'l-müstakīm; Fârâbîci ve İbn Sînâcı kozmolojinin temel öğelerini ele alan Silsile-i Tertîb ve müzikteki tonlara dair el-Kavl ale'l-ecnâs elletî bi'l-erba'.

Çok Görüşlü Görüşler

Vefat tarihi — Kaynak kesin bir tarih vermez: gövdede 517-526 (1123-1132) arasında öldüğü tahmin edilir, başlıkta ise 526/1132 soru işaretiyle yazılır. Atlasın önceki kaydındaki tek yıl bu aralığın bir ucudur; kaynak bir tercih yapmadığı için atlas da yapmaz.

Dinî görüşleri hakkındaki yargılar — Kaynak iki zıt değerlendirmeyi yan yana verir: Ali b. Zeyd el-Beyhakī onun ilmini över; Necmeddîn-i Dâye ise onun hakkında “bahtsız bir filozof, Allahsız ve maddeci” der ve Mirsâdü'l-ibâd'ında iki rubâîsini kaydedip bu rubâîlerin içeriğine ve Hayyâm'a eleştiriler yöneltir. Atlas bu yargılar arasında hüküm vermez; onları sahiplerinin adıyla kaydeder.

Şarap imgesi ve tasavvufî yorum — Şiirlerinden hareketle onun şaraba düşkün biri olduğu yolunda bir düşünce geliştirilmek istenmiştir. Maddenin edebiyat bölümünün müellifi ise şairlerin, özellikle sûfî eğilimlilerin kullandığı içkiyle ilgili kelimelerin sembolik anlam taşıdığını hatırlatır; klasik Türk edebiyatında dindarlığıyla bilinen birçok şairin Hayyâm'ı sûfî bağlamında ele alıp bir aşk şairi olarak gördüğünü belirtir ve onu melâmîmeşrep bir şair kabul edip şiirlerini buna göre yorumlamak gerektiğini söyler. Bu, kaynak müellifinin görüşüdür; atlas iki okumayı da kaydeder.

Rubâîlerin aidiyeti — Rubâîlerin sayısı istinsah tarihleri günümüze yaklaştıkça artar ve birçoğunun zamanla ona izâfe edilen başka şairlerin şiirleri olduğu anlaşılır. Ona ait rubâîleri ilk nakleden kaynak, Zahîrî-i Semerkandî'nin 556 (1161) yılından sonra yazdığı Sindbâdnâme'dir. Yâr Ahmed Reşîdî-i Tebrîzî'nin 868 (1464) yılında tasnif ettiği Tarabhâne'de 559 rubâî ona nisbet edilir; Saîd-i Nefîsî ona ait olduğu ileri sürülen 1224 rubâî tesbit ettiğini belirtir. Araştırmacıların tesbitleri ise çok daha azdır: Sâdık Hidâyet 143, Fürûgī ile Kāsım Ganî 178 rubâîyi ona ait sayar; Ali Deştî ancak altmış beş rubâînin onun olabileceği sonucuna varır. Maddenin birinci bölümü kendi özgün üslûbunu yansıtan rubâîlerin sayısını 100 civarında verir. Kaynağa göre gerçek rubâîlerinin tesbiti henüz çözüme kavuşmuş değildir.

Kabrin yeri — Madde metni defin yerine ve türbesine değinmez; yalnız maddenin görselleri arasında “Ömer Hayyâm'ın Nîşâbur'daki türbesi” başlıklı bir fotoğraf yer alır. Atlasın önceki metnindeki anıt-mezarın mimarı ve yapım tarihi bu kaynakta bulunmadığı için alınmamıştır; konum, mekân kaydının kendi kaynağıyla ayrıca doğrulanmalıdır.

Kaynaklar

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi (DİA) — Yavuz Unat · c. 34, s. 66-68, “ÖMER HAYYÂM” maddesi
  2. TDV İslâm Ansiklopedisi (DİA) — Hicabi Kırlangıç · c. 34, s. 68-70, “ÖMER HAYYÂM (2. Fars Edebiyatında)” maddesi

Bu kaydın kaynakları aşağıdadır (Kaynak Zorunluluğu).

Bu kayıtta bir hata mı gördünüz? Kaynağıyla düzeltme önerin

Kalıcı kimlik: EA-Z-000346 · bu adres kaydın adı değişse de aynı kayda gider; atıfta bunu kullanın.

Dış kayıtlar: TDV İslâm Ansiklopedisi maddesi