Giriş
Allah Dostları

Âlim

Molla Gürânî

Şeyhülislâm, Fatih'in Hocası

Vefât: 893 h. (1488)
Kaynaklı · inceleme bekliyor

Fâtih Sultan Mehmed'in hocası, Osmanlı âlimi ve müftüsü (ö. 893/1488). Asıl adı Şemseddin Ahmed b. İsmâil'dir; bazı kaynaklarda Şemseddin yerine Şerefeddin veya Şehâbeddin unvanı kullanılır.

Doğum yeri ve yılı hakkında kaynaklar farklı bilgiler verir. İlk öğrenimini memleketinde tamamladıktan sonra Bağdat'ta Zeynüddin Abdurrahman b. Ömer el-Kazvînî'den kırâat-i seb'a, kelâm, tefsir, nahiv ve fıkıh, Hasankeyf'te Celâleddin el-Hulvânî'den Arap dili ve edebiyatı okudu. Tahminen 830 (1426-27) yılında Şam'a geçerek Alâeddin Muhammed b. Muhammed el-Buhârî'nin de aralarında bulunduğu âlimlerden ders aldı. Kudüs üzerinden 835 (1431-32) yılında Kahire'ye gitti; burada İbn Hacer el-Askalânî'nin öğrencisi olup ondan icâzet aldı. Zeynüddin ez-Zerkeşî, Makrîzî, Kemâleddin İbnü'l-Bârizî ve Ali b. Ahmed el-Kalkaşendî gibi âlimlerden de hadis, kıraat, tefsir ve fıkıh öğrendi.

Bu ilimlerde temayüz edince Memlük Sultanı el-Melikü'z-Zâhir Çakmak'ın yakın çevresine girdi, sultanın huzurundaki ilim meclislerine katıldı ve Kahire'deki Berkūkıyye Medresesi'nde fıkıh müderrisi oldu. 844 (1440) yılında Dımaşk Hanefî kadısıyla aralarında çıkan bir tartışma sultana şikâyet konusu olunca hapsedildi, cezalandırıldı, müderrislikten uzaklaştırılıp Şam'a sürüldü. Bu arada II. Murad dönemi âlimlerinden Molla Yegân ile tanıştı ve onunla Anadolu'ya geldi.

Molla Yegân ile Edirne'ye giderek II. Murad'la görüştü; önce Bursa'daki Kaplıca, ardından Yıldırım medreselerinde müderris oldu. Sehâvî, Anadolu'ya geldikten sonra Şâfiî mezhebinden Hanefî mezhebine geçtiğini kaydeder. 847'de (1443) Manisa'da bulunan Şehzade Mehmed'in (Fâtih) hocalığına getirildi. Talebesi ikinci defa tahta geçince kendisine vezâret teklif edildi; “Senin kapında hizmet edenler sonunda vezâret makamına ulaşmayı arzular. Eğer kendileri dışında bir kimse vezir olursa sana olan bağlılıkları zayıflar ve saltanatının düzeni bozulur” diyerek kabul etmedi. Bunun üzerine 855 (1451) yılında kazaskerliğe tayin edildi.

İstanbul'un fethi sırasında Fâtih'in istişare meclisinde bulundu, orduyla fethe katıldı ve savaşın en sıkıntılı günlerinde padişahı teşvik ederek kuşatmanın devamını sağlayan grubun içinde yer aldı. Fetihten sonra Memlük sultanına gönderilen Arapça fetihnâme onun kaleminden çıktı. Tayinlerde padişahın fikrini almadan davrandığı için Bursa kadılığı ve buradaki vakıfların idaresiyle görevlendirildi; padişaha yakın birinden gelen bir teklifi şeriata aykırı bularak reddettiğinden 859 (1455) yılında kadılıktan alındı. Hac yolculuğuna çıkarak Halep ve Şam'a, oradan Kudüs'e geçti (860/1456) ve 861'de (1457) hac farîzasını ifa etti.

862 (1458) yılında İstanbul'a döndü ve ikinci defa Bursa kadılığına tayin edildi. 885 (1480) yılında, o dönemde en yüksek ilmiye makamı olup sonradan şeyhülislâmlığa dönüşecek olan İstanbul müftülüğüne getirildi ve büyük kısmı II. Bayezid devrinde geçen bu görevde sekiz yıl kaldı. Ömrünün sonlarına doğru rahatsızlandı ve İstanbul'da vefat etti. Alçak gönüllü, aynı zamanda vakur ve kanaatlerini açıkça söylemekten çekinmeyen bir kişiliği olduğu belirtilir.

Eserleri — En önemli eseri, bazı kaynaklarda Gāyetü'l-emânî fî tefsîri seb'i'l-mesânî diye de geçen Gāyetü'l-emânî fî tefsîri'l-kelâmi'r-rabbânî tefsiridir: 860 (1456) yılının sonlarında Kudüs'te yazmaya başlamış, 867'de (1462-63) tamamlayarak Fâtih'e ithaf etmiştir. Başlıca kaynakları arasında Zemahşerî'nin el-Keşşâf'ı ile Beyzâvî'nin Envârü't-tenzîl'i vardır ve müellif zaman zaman bu iki tefsirdeki görüşleri tenkit eder. Bazı Osmanlı hükümdarlarınca yazdırılıp Buhara Hanlığı'na ve başka yerlere hediye gönderilen eser, Osmanlı medreselerinde ders kitabı olarak okutulmuştur. Diğer eserleri: Tâceddin es-Sübkî'nin fıkıh usulüne dair kitabının şerhi ed-Dürerü'l-levâmi' fî şerhi Cem'i'l-cevâmi'; kıraate dair, II. Bayezid'e ithaf ettiği Keşfü'l-esrâr; hocası İbn Hacer ile Kirmânî'nin bazı yorumlarını eleştirdiği Buhârî şerhi el-Kevserü'l-cârî; kıraatle ilgili el-Abkarî, Ferâʾidü'd-dürer ve Ref'u'l-hitâm; nahve dair el-Müreşşah; Molla Hüsrev'in aynı adlı risâlesini tenkit için yazdığı Risâle fi'l-velâ. Ayrıca Fâtih'e ithaf ettiği, aruz ilmine dair 600 beyitlik Arapça eş-Şâfiye kasidesi vardır.

Türbesi ve Külliyesi — İstanbul'da iki cami, iki mescid, bir dârülhadis medresesi, ayrıca dârülkurrâ, hankah, hamam ve mektep yaptırmış, bu eserler için birçok akar vakfetmiştir; tanzim ettiği vakfiye Rebîülevvel 889 (Nisan 1484) tarihlidir. Aksaray semtinde kendi yaptırdığı caminin hazîresine defnedilmiştir.

Çok Görüşlü Görüşler

Doğum yeri ve tarihi — Hocası Makrîzî onun 13 Rebîülevvel 809 (28 Ağustos 1406) tarihinde Şehrizor'da doğduğunu belirtir. Sehâvî bu bilgiyi nakletmekle beraber 813 (1410) yılında Gûrân'da doğduğunu söyler; Gûrân'ın yeri de ihtilâflıdır: bazıları onu İsferâyin'in bir köyü sayar, bir kısmı Şehrezûr'a bağlı gösterir. Bikāî ise Molla Gürânî'nin kendisinin Diyarbekir civarındaki Hiler köyünde doğduğunu söylediğini nakleder. Atlas tercih yapmaz.

Molla Yegân ile nerede buluştu — Osmanlı kaynakları onun hacdan dönen Molla Yegân ile Kahire'de karşılaştığını kaydeder; bazı çağdaş araştırmacılar ise Halep'te görüşmüş olmalarını daha kuvvetli bir ihtimal sayar.

Kayıtbay ile görüşme rivayeti — Bazı Osmanlı kaynakları hac dönüşü Kahire'ye giderek Memlük Sultanı Kayıtbay (1468-1496) ile görüştüğünü ve Fâtih'in daveti üzerine geri döndüğünü kaydeder. Kaynak bu bilgiyi doğru saymaz: İstanbul'a döndüğü 862 (1458) yılında Memlük sultanı el-Melikü'l-Eşref İnal'dır (1453-1461); ayrıca hac yaptığını kaydeden Sehâvî Kahire'ye gittiğinden bahsetmez.

Kabrin yeri — Kaynak kabrini İstanbul'da, Aksaray semtinde kendi yaptırdığı caminin hazîresinde gösterir ve bazı kaynaklarda kabrin yanlışlıkla Bursa'da olduğunun söylendiğini belirtir. Kaynak semt adı olarak yalnız Aksaray'ı verir; atlasın işaret ettiği Fındıkzade adı kaynakta geçmez.

Kaynaklar

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi (DİA) · c. 30, s. 248-250, “Molla Gürânî” maddesi

Bu kaydın kaynakları aşağıdadır (Kaynak Zorunluluğu).

Bu kayıtta bir hata mı gördünüz? Kaynağıyla düzeltme önerin

Kalıcı kimlik: EA-Z-000403 · bu adres kaydın adı değişse de aynı kayda gider; atıfta bunu kullanın.

Dış kayıtlar: TDV İslâm Ansiklopedisi maddesi