Giriş
Allah Dostları

Evliyâ

Seyyid Muhammed Gîsûdırâz (Bânde Nevâz)

Seyyid, Gîsûdırâz, Bânde Nevâz

Doğum: 721 h. (1321)Vefât: 825 h. (1422)
Kaynaklı · inceleme bekliyor

Çiştiyye tarikatının Hindistan'daki büyük şeyhlerinden; Çırâğ-ı Dehlî'nin halifesi, Dekken'de Çiştî tasavvufunu yerleştiren çok yönlü âlim ve verimli müellif. Asıl adı Seyyid Muhammed'dir; Gîsûdırâz (uzun saçlı) lakabını ona şeyhi vermiştir.

4 Receb 721'de (30 Temmuz 1321) Delhi'de doğdu. Herat'tan Hindistan'a göç ederek Delhi'ye yerleşen bir seyyid ailesine mensuptur. Babası, Seyyid Râcâ el-Kattâl diye tanınan Seyyid Yûsuf el-Hüseynî, Çiştî şeyhlerinden Nizâmeddin Evliyâ'nın müridiydi. Sultan Muhammed b. Tuğluk'un Dekken bölgesine sefere girişip Delhili ulemâ ve meşâyihi Devletâbâd'a göçe mecbur bıraktığı yıllarda Seyyid Râcâ da Delhi'yi terkederek Devletâbâd'a yerleşti.

Babasının ölümünden (731/1330) sonra annesi ve kardeşiyle birlikte Devletâbâd'dan ayrılıp Delhi'ye döndü (736/1335). Orada Seyyid Şerefeddin Keyselî, Mevlânâ Tâceddin Bahâdır ve Kādî Abdülmuktedir'den dinî ilimleri tahsil etti. Kur'an, hadis, fıkıh ve tasavvuf alanlarında zengin bir birikim edindi; Arapça, Farsça, Sanskritçe ve Hintçe başta olmak üzere çeşitli dilleri, Hindu folklor ve mitolojisini de çok iyi biliyordu.

Bir mürşid arayışı onu sonunda Çiştî şeyhlerinden Çırâğ-ı Dehlî'ye (ö. 757/1356) intisap etmeye götürdü; kendisine Gîsûdırâz lakabını veren de şeyhidir.

Timur Hindistan seferine çıktığı zaman (800/1398) Delhi'yi terkedip Gevâliyâr'a gitti. Bir müddet burada kaldıktan sonra Gucerât'a geçerek Hâce Rükneddin Kân-i Şekker'in misafiri oldu. Ardından Gülberge'ye göç ederek oraya yerleşti. Behmenî Sultanı Tâceddin Fîrûz Şah onu ilgiyle karşıladı; ancak sultanın filozoflarla arasının iyi olması ve felsefeye temayülü Gîsûdırâz'ın ondan uzaklaşmasına yol açtı. Fîrûz Şah'ın halefi Sultan Şehâbeddin Ahmed Şah Behmenî ise onunla yakın ilgi kurmayı başardı.

16 Zilkade 825'te (1 Kasım 1422) Gülberge'de vefat etti; Ahmed Şah Behmenî kabri üzerine muhteşem bir türbe inşa ettirdi. Hayatı hakkındaki geniş bilgi, Abdülazîz b. Şîr Melik Vâizî'nin 849 (1445) yılında tamamladığı Târîḫ-i Ḥabîbî ve Teẕkire-i Mürşidî adlı eserine dayanır. Sohbetleri oğlu Seyyid Muhammed Ekber Hüseynî tarafından derlenmiştir.

Tesir Halkası — Çiştî tasavvuf esaslarını Dekken bölgesinde yaygınlaştırdı; klasik tasavvufî eserleri halka mal eden ilk Çiştî mutasavvıfı da odur. Hindu yogi ve âlimleriyle dinî meseleler üzerinde tartışmalarda bulunur, fakat müridlerinin yogi uygulamalarını ayırım gözetmeksizin benimsemelerine izin vermezdi. Seyyid Muhammed Eşref Cihângîr-i Simnânî ve Mes'ûd Bek gibi tanınmış velîlerle de teması vardı. Büyük bir teşkilâtçı olmasına rağmen mensubu bulunduğu Çiştiyye'yi bütün Hindistan'a yaymada başarılı kabul edilmez.

Şairliği ve Tasavvufî Çizgisi — Şiirleri Enîsü'l-ʿuşşâḳ adlı eserinde toplanmıştır. Abdülhak b. Seyfeddin ed-Dihlevî, kendine has bir meşrebe sahip olan Gîsûdırâz'ın geleneksel sûfî yaklaşımla her zaman uyum içinde olmadığını söyler. Nitekim Muhyiddin İbnü'l-Arabî ve Aynülkudât el-Hemedânî hakkında tenkitleri vardır; et-Taʿarruf müellifi Kelâbâzî'nin, bir sûfînin bu dünyada iken rü'yetullaha ulaşamayacağı yolundaki görüşüne de katılmaz. Tasavvuf geleneği bulunmayan topraklarda tekke hayatını yerleştirmek isteyen bir sûfî için büyük değer taşıdıklarından özellikle Âdâbü'l-mürîdîn ve ʿAvârifü'l-maʿârif'e çok bağlıydı. Eserlerinde, birbiriyle çelişmekten ziyade birbirini tamamlayıcı gördüğü şeriatla tarikat arasında köprü kurma arzusu görülür.

Eserleri — Uzun ömrünün her yılına bir eser düştüğü ve hiçbir Hint-Çiştî velîsinin onun kadar değerli esere sahip olmadığı söylenir; eserleri genellikle şerh veya tasavvuf klasiklerinin özeti niteliğinde olmakla birlikte orijinallikten uzak değildir. ① el-Maʿârif: Şehâbeddin es-Sühreverdî'nin ʿAvârifü'l-maʿârif'inin Arapça şerhi; eseri Farsça olarak da şerhetmiştir. ② Şerḥ-i Taʿarruf: Kelâbâzî'nin et-Taʿarruf'unun Farsça şerhi. ③ Terceme-i Âdâbü'l-mürîdîn: Ebü'n-Necîb es-Sühreverdî'nin eserinin Farsça tercümesi; müellif bunun son tercümesi olduğunu belirtir ve esere el-Ḫâtime adıyla Arapça bir şerh de yazmıştır (tercüme ve şerh birlikte, Haydarâbâd 1358). ④ Şerḥ-i Temhîdât: Aynülkudât el-Hemedânî'nin Temhîdât'ının Farsça şerhi (Haydarâbâd 1324, 1364). ⑤ Şerḥ-i Risâle-i Ḳuşeyriyye (Haydarâbâd 1361); Arapça şerhi de vardır. ⑥ Ḥaẕâʾirü'l-ḳuds (ʿIşḳnâme). ⑦ Esmârü'l-esrâr (Haydarâbâd 1350). ⑧ Mektûbât: altmış altı mektup (Haydarâbâd 1362). ⑨ Cevâhir-i ʿUşşâḳ: Abdülkādir-i Geylânî'nin bir risâlesinin şerhi (Haydarâbâd 1362). ⑩ Enîsü'l-ʿuşşâḳ: şiirleri (Haydarâbâd 1360). ⑪ Cevâmiʿu'l-kelim: oğlu Seyyid Muhammed Ekber Hüseynî'nin derlediği sohbetleri (Kanpûr 1356). ⑫ Şerḥu'l-Fıḳhi'l-ekber (Haydarâbâd 1367). ⑬ Mecmûʿa-i Yâzde Resâʾil (Haydarâbâd 1360): on bir risâlenin altısı ona, diğerleri Muzaffer-i Belhî'ye aittir. Bunlardan başka tefsir, hadis, siyer ve fıkha dair eserleri de vardır; neşirlerinin çoğu Hâfız Seyyid Atâ Hüseyin tarafından yapılmıştır.

Türbesi ve Külliyesi — Gülberge'deki kabri üzerine Sultan Şehâbeddin Ahmed Şah Behmenî muhteşem bir türbe yaptırmıştır. Ölüm yıl dönümü münasebetiyle düzenlenen ihtifallerde (urs) yüz binlerce kişi türbesinde bir araya gelmektedir. Türbenin yanındaki dergâhın yönetimi bugün bir basımevi, aylık bir dergi ve kütüphanenin yanı sıra biri kızlar için olmak üzere çeşitli okul ve medreselerin sahibi ve işleticisi durumundadır.

Çok Görüşlü Görüşler

Eserlerinin aidiyeti — Miʿrâcü'l-ʿâşıḳīn ve Şikârnâme adlı eserler ona atfedilmekle birlikte kaynak bunların ona ait olup olmadığının kesinlik kazanmadığını belirtir. Kaynaklarda adı geçen Şerḥu Fuṣûṣi'l-ḥikem ise günümüze ulaşmamıştır. Atlas bu üç eseri kesin listeye almaz.

Meşrebi ve tesiri hakkında değerlendirmeler — Abdülhak b. Seyfeddin ed-Dihlevî, kendine has bir meşrebe sahip olan Gîsûdırâz'ın geleneksel sûfî yaklaşımla her zaman uyum içinde olmadığını söyler; İbnü'l-Arabî ve Aynülkudât el-Hemedânî'ye yönelik tenkitleri ile Kelâbâzî'nin rü'yet görüşüne muhalefeti bu çerçevede anılır. Kaynak ayrıca, büyük bir teşkilâtçı olmasına rağmen Çiştiyye'yi bütün Hindistan'a yaymada başarılı kabul edilmediğini kaydeder. Atlas bu değerlendirmeleri kaynağın hükmü olarak aktarır, kendisi hüküm vermez.

Kaynaklar

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi (DİA) · c. 14, s. 94-95, “Gîsûdırâz” maddesi

Bu kaydın kaynakları aşağıdadır (Kaynak Zorunluluğu).

Bu kayıtta bir hata mı gördünüz? Kaynağıyla düzeltme önerin

Kalıcı kimlik: EA-Z-000415 · bu adres kaydın adı değişse de aynı kayda gider; atıfta bunu kullanın.