Muhammed Marmaduke Pickthall
Âlim ve Mütercim
Kur'an'ı İngilizce'ye çeviren müslüman İngiliz yazarı; The Meaning of the Glorious Koran , müslüman bir İngiliz tarafından yapılan ilk İngilizce Kur'an tercümesidir. Romancı olarak da tanınmış, ihtidasından sonra Muhammed ismini almıştır. 1875'te Londra'da doğdu. Chillesford'da rahip olan babasının yanında kilise ortamında yetişti; klasik edebiyat, astronomi ve tabiat bilgisi okudu. Babasının ölümü üzerine ailesi Londra'ya taşınınca Harrow School'da öğrenime başladı. 1890'da okulu bırakarak Fransızca'sını ilerletmek için Fransa'ya gitti; iki yıl sonra dönüp yatılı bir okula kaydoldu. 1894'te Akdeniz Konsolosluk Servisi'nin memuriyet sınavını kazanamayınca Doğu dillerini öğrenmek ve dış işlerine girebilmek için Kudüs'e gitti. Ortadoğu'da geçirdiği iki yıl hayata bakışını tamamıyla değiştirdi: Arap topraklarını ve Osmanlı sisteminin son zamanlarını görmekten çok etkilendi, Batılı ilim ve din adamlarıyla olduğu kadar Arap ve Türk aydınlarıyla da dostluk kurdu. 1896'da İngiltere'ye döndü, evlendi ve eşiyle birlikte Paris'e ve Cenevre'ye gitti. Holton köyünde yazdığı ilk hikâyesi, Ortadoğu konulu The Word of an Englishman 1898'de yayımlandı; ilk romanı All Fools 1900'de basıldı. Asıl ününü ise en başarılı romanı Said the Fisherman (1903) kazandırdı. 1907'de resmî kanalla Mısır'a gitti, ardından Kudüs ve Şam'a geçti. 1908'de eşiyle birlikte üçüncü defa Ortadoğu seyahatine çıktı; o yıl İstanbul'da Meşrutiyet'in ilânını umutla karşıladı, Avusturya'nın Bosna-Hersek'i ilhakına ise büyük tepki gösterdi. Batılılar'ın saldırılarını arttırdıkları bu dönemde Osmanlı Devleti'nin ve Türkler'in en büyük savunucularından biri oldu. 1909'da İngiltere'ye dönerek Buxted'de roman, hikâye ve siyasî makalelerinin yayımıyla ilgilendi. Balkan Savaşı sırasında Batı'da oluşan Haçlı ittifakına karşı The Black Crusade 'i (1913) yayımladı; aynı yıl İstanbul'a gidip altı ay kadar Erenköy'de kaldı, İttihatçı ve İtilâfçı aydınlarla görüştü ve kendini İttihatçılar'a daha yakın buldu. Londra'da Ocak 1914'te kurulan Anglo-Ottoman Society'nin aktif üyesi oldu; I. Dünya Savaşı boyunca Türk dostu İngilizler ve Hindistanlı müslümanlarla birlikte Osmanlı Devleti'nin parçalanmasını önlemeye yönelik siyasî çalışmalara katıldı. Kahire'deki Arap Bürosu'na yaptığı iş başvurusu, Türk dostu olduğu için uygun görülmedi. 1916'da Osmanlı topraklarının paylaşılması görüşmeleri sırasında Türkiye lehine diplomatik girişimde bulundu. 29 Kasım 1917'de yaptığı bir konuşmada müslüman olduğunu açıkladı ve Muhammed ismini aldı. Türk yanlısı faaliyetleri yüzünden gelen baskılar neticesinde savaşın sonuna doğru kırk üç yaşında askere alındı, Mart 1919'da terhis edildi. Bir süre Londra yakınlarındaki Woking Camii'nde imamlık yaptı. 1920'de aldığı bir teklif üzerine Hindistan'a gitti; Islamic Culture 'ın editörlüğüyle birlikte Hindistan Hilâfet Hareketi'nde aktif görevler üstlendi. Kendisinden Mahatma Gandi aleyhine bir makale yazması istenince editörlükten ayrıldı ve bir lisenin müdürlüğüne geçti. 1929 yılı sonunda tamamladığı Kur'an tercümesini Ezher ulemâsına inceletmek için birkaç aylığına Kahire'ye gitti. Haydarâbâd nizamının oğlu ile sürgündeki Osmanlı hânedanından Halife Abdülmecid Efendi'nin kızının evlenmesine ön ayak oldu. 1935'te nizamın hizmetinden emekliye ayrılarak ülkesine döndü. 19 Mayıs 1936'da Londra'da vefat etti. Şairliği ve Tasavvufî Çizgisi — Bu yuva zatın şiirini değil fikrî çizgisini taşır. Kaynağa göre düşüncesinde din ve tabiat sevgisi önemli yer tutar; Ortadoğu'da dinleri karşılaştırmış, tabiata ve insana en uygun din olarak gördüğü İslâm'ı kendine daha yakın hissetmiştir. Kaynak, sanayi devriminin çevreye ve insana olumsuz etkileri üzerinde ilk duranın o olduğunu söyler. İslâm düşüncesinde kadın hakları, kölelik, çok evlilik, kadercilik gibi konularda savunmacı bir yaklaşım sergiler. İhtidasından sonra siyasî görüşleri köklü biçimde değişmemiştir: yakınlık duyduğu İngiliz muhafazakâr kanadı zaten Osmanlı Devleti'nin bütünlüğünden yanaydı; o da müslüman olduktan sonra bu bütünlüğe müslümanların birliği açısından daha fazla önem vermiştir. Eserleri — Başlıca eseri The Meaning of the Glorious Koran 'dır (New York 1930); W. Montgomery Watt'ın girişiyle yeniden basılmış (New York 1992), Arafat K. El-Ashi tarafından gözden geçirilerek neşredilmiştir (Beltsville 1994). Tercüme Fatih Muhammed Jallendhri tarafından Urduca'ya (Delhi 1970), mukaddimesi Şinasi Siber tarafından Türkçe'ye (Ankara 1958) çevrilmiştir. Diğer eserleri arasında Enid (1904), The House of Islam (1906), The Children of the Nile (1908), Veiled Women (1913), With the Turks in Wartime (1914), Oriental Encounters (1918), Friday Sermons (1919), Islam and Progress (1920) ve The Cultural Side of Islam (1927) sayılabilir. With the Turks in Wartime 'ı Kemalettin Yiğiter ( Harpte Türklerle Birlikte , Ankara 1990), Said the Fisherman 'ı Tuba Şahin ( Balıkçı Said , İstanbul 2002) Türkçe'ye çevirmiştir.
