Giriş
Allah Dostları

Evliyâ

Cüneyd-i Bağdâdî

Seyyidü't-Tâife

Vefât: 297 h. (909)
Kaynaklı · inceleme bekliyor

Erken dönem tasavvufunun kurucu simalarından; seyyidü't-tâife (topluluğun efendisi) diye anılır.

Tam adı Ebü'l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî'dir. Bağdat'ta doğdu. Ailesi Nihâvend'den gelir ve şişe-cam ticaretiyle uğraşırdı; Kavârîrî nisbesi buradan, kendisinin ipek ticaretiyle meşgul olmasından gelen Hazzâz lakabı ise ayrıca verilmiştir.

Fıkhı Ebû Sevr'den okudu; hadis dersleri aldı.

Tasavvufta başlıca hocaları dayısı Serî es-Sakatî ile Ebû Hamza el-Bağdâdî'dir.

Tasavvufun temel kavram ve esaslarını tesbit eden isimdir. Sekr (kendinden geçme) yerine sahv (ayıklık) çizgisini tuttu ve tasavvufî tecrübeyi şeriata sıkı bağlılıkla birleştirdi. Tevhid, fenâ (benliğin yok oluşu) ve mîsâk (ezelî ahid) hakkındaki görüşleri sonraki tasavvufu derinden etkilemiştir.

297 (909) yılında vefat etti. Cenazesine altmış bine yakın kişinin katıldığı kaydedilir.

Tesir Halkası — Kendisine seyyidü't-tâife ve tâvûsü'l-ulemâ denilmiştir; edipler sözünden, filozoflar fikrinden, kelâmcılar ilminden faydalanmak isterdi. Yetiştirdikleri arasında Ebû Muhammed el-Cerîrî, Ebû Bekir eş-Şiblî, İsmâil b. Nüceyd, Ali b. Bündâr es-Sayrafî ve Ebû Amr ez-Zeccâcî anılır. Hemen bütün tarikatlarca hürmetle anılmış, Gazzâlî ve İbnü'l-Arabî gibi isimleri etkilemiştir.

Eserleri — Günümüze ulaşan metinleri mektup ve risâlelerinden oluşan er-Resâil'dir; nüshaları Süleymaniye Kütüphanesi'ndedir. Süleyman Ateş bunları Cüneyd-i Bağdâdî: Hayatı, Eserleri ve Mektupları adıyla neşretmiştir (İstanbul 1970).

Türbesi ve Külliyesi — Bağdat'ta Şûnîziyye Mezarlığı'na, dayısı Serî es-Sakatî'nin yakınına defnedilmiştir.

Çok Görüşlü Görüşler

Vefat yılı ihtilâflıdır: 297 yılının yanı sıra 296 ve 298 yılları da rivayet edilir.

Hallâc ile arası. Şeriata bağlılığı sebebiyle Hallâc-ı Mansûr'dan uzak durmuş; buna karşılık Bâyezîd-i Bistâmî'nin sözlerini te'vil etme yolunu seçmiştir. Atlas bu tercihi kaynağın kaydettiği gibi aktarır, taraflar hakkında hüküm vermez (kural #9 ilke 3 ve ilke 5).

Kapalı dil meselesi. Mektuplarında bilerek kapalı bir dil kullanmıştır; kaynak, İbnü'l-Arabî'nin bile onu anlamakta zorlandığını ve bunun bir sebebinin yaşanan hâllerin yoğunluğu karşısında kelimelerin yetersiz kalması olduğunu kaydeder.

Kaynaklar

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi (DİA) — Süleyman Uludağ · c. 8, s. 119-121, “CÜNEYD-i BAĞDÂDΔ maddesi

Bu kaydın kaynakları aşağıdadır (Kaynak Zorunluluğu).

Bu kayıtta bir hata mı gördünüz? Kaynağıyla düzeltme önerin

Kalıcı kimlik: EA-Z-000275 · bu adres kaydın adı değişse de aynı kayda gider; atıfta bunu kullanın.

Dış kayıtlar: TDV İslâm Ansiklopedisi maddesi