Giriş

Manevî Coğrafyanın Dijital Atlası

Allah Dostları

1113 kayıt · Sayfa 16/47

Cemâziyelevvel ayında anılanlar

Bu hicrî ay vefat yıldönümü olan zevat (kaynaklı).

Evliyâ

Şeyh Abdullah Melekânî

Şeyh

Bingöl Solhan'a bağlı Melekan (Mutluca) köyünde Hâlidî-Nakşî geleneğini kuran şeyhtir; ilim ve takvasıyla tanınan Molla Mustafa (Male Kal) ailesinden gelir. Tarikat icazetini Şeyh Ali Septî'den aldı ve onun vefatından sonra Melekan dergâhının postnişini oldu. Yaklaşık doksan yaşında, 1877'de vefat etti ve yeğeni Şeyh Mahmud'u halife bıraktı; türbesi Melekan köyündedir. (Kaynak: M. Şirin Ayiş, 'Bingöl ve Çevresinde Hâlidîliğin Yayılması', Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî Sempozyumu 2017, Bingöl Üniv.; Evliyalar.net / Bingöl türbe envanteri)

BingölVefât 1294 h.İncele
Âlim

Seyyid Abdülhakîm el-Hüseynî (Gavs-ı Bilvânisî)

Seyyid, Gavs-ı Bilvânisî

Nakşibendî-Hâlidî yolunun önde gelen şeyhlerinden, Ahmed el-Haznevî'nin halifesi (1902-1972). Siirt Baykan'da doğdu; Hz. Hüseyin soyundan geldiği için 'Hüseynî', bir dönem Bilvânis köyünde ikamet ettiği için 'Gavs-ı Bilvânisî' nisbesiyle anılır. Ömrünün son yıllarında Adıyaman'ın Kâhta ilçesine bağlı Menzil köyüne yerleşti. 25 Mayıs 1972'de vefat etti ve Menzil'de defnedildi; türbesi Menzil ziyaret merkezinin kalbidir. (Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi 'Erol, Muhammed Râşid' [silsile]; Nakşibendî-Hâlidî tasavvuf literatürü, çoklu biyografik kaynak)

AdıyamanVefât 1392 h.İncele
Evliyâ

Zeyve Sultan (es-Seyyid Fahreddin el-Hüseynî Ahmed Paşa)

es-Seyyid

İbrahim Hakkı Konyalı'nın okuduğu türbe kitabesine göre asıl adı es-Seyyid Fahreddin el-Hüseynî el-Meşhedî el-Hanefî Ahmed Paşa olan, Hz. Hüseyin soyundan (seyyid) ve Meşhed kökenli bir zattır. Karaman merkezde, bugün Zeyve Sultan Camii olarak bilinen yapının haziresindeki türbede medfundur; vefatı yaklaşık 1421 olarak verilir. (Kaynak: İbrahim Hakkı Konyalı, Karaman Tarihi; Türk Kültür Varlıkları Envanteri Karaman 2009, TTK)

KaramanVefât 1421İncele
Evliyâ

Siyahser Sultan (Karabaş Velî / Alâeddin Rûmî)

Şeyh

Karamanoğlu İbrahim Bey döneminde Karaman'a gelip kendisine büyük bir zâviye tahsis edilen Halvetî dervişidir; siyah at binip siyah giydiği için Siyahser (Karabaş) lakabıyla anılır. Mezar taşına göre H.870 Şevval (1465-66) vefat etmiş, Siyahser Camii'nin batısındaki türbeye defnedilmiştir; Kastamonu'daki ünlü Halvetî Karabaş Velî'den (ö.1686) ayrı bir şahıstır. (Kaynak: Sahip Ata Vakıf Müzesi/Kültür Bakanlığı; Türk Kültür Varlıkları Envanteri Karaman 2009, TTK)

KaramanVefât 870 h.İncele
Evliyâ

Kutbü'l-Aktâb Şeyh Ahmed Efendi

Şeyh

Başyayla'nın Kirazlıyayla (eski adıyla Lafsa) mahallesinde yaşamış Osmanlı dönemi bir tarikat şeyhidir; türbe kitabesinde 'Kutbü'l-Ârifîn Şeyh Ahmed Efendi' olarak anılır ve bizzat yaptırdığı Kirazlıyayla Camii'nin yanında medfundur. Kitabeye göre H.1101 (1690) tarihinde vefat etmiştir; mahallî gelenekte Buharalı İmam Muhammed Bağevî soyundan gösterilir (silsile rivayeti). (Kaynak: Başyayla Kaymakamlığı resmî sitesi; kulturenvanteri.com KE No.4626; Karamandan.com)

KaramanVefât 1101 h.İncele
Evliyâ

Muhammed Alâeddin Çelebi (Mevlânâ'nın ağabeyi)

(tarih belirsiz)

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin ağabeyidir; ailenin göçü sırasında Lârende'de (Karaman) genç yaşta vefat etmiş ve annesi Mümine Hatun ile birlikte buraya defnedilmiştir. Karaman Mevlevîhânesi (Aktekke / Mâder-i Mevlânâ) bu kabirlerin bulunduğu yere kurulmuştur; kesin vefat yılı kaynaklarda yoktur (tarih belirsiz) ve Mevlânâ'nın Konya'da medfun aynı adlı oğlu Alâeddin Çelebi (ö.1262) ile karıştırılmamalıdır. (Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi 'Karaman Mevlevîhânesi'; Dünya Bizim 'Mâder-i Mevlana / Aktekke')

Karamanİncele
Şehîd

Gazi Süleyman Paşa

Gazi, Rumeli Fâtihi

Orhan Bey'in büyük oğlu Osmanlı şehzadesi; Osmanlı tarihinde Rumeli fâtihi diye bilinir ve geleneğe göre Gelibolu yarımadasına çıkarak ilk fetih hareketini başlatan şehzadedir. Doğum tarihi kesin olarak bilinmez. Adının geçtiği ilk çağdaş kaynak 724 (1324) tarihli Mekece vakfiyesidir; burada şahitler arasında Süleyman b. Orhan olarak kayıtlıdır. Paşa lakabına ilk Osmanlı tarihi kabul edilen Ahmedî'nin eserinde rastlanır; amcası Alâeddin Paşa dışında başka bir hânedan mensubunun kullanmadığı bu unvan, kardeşleri arasında en büyük şehzade olmasıyla ilgili olabilir. Hayatının ilk yılları hakkında çağdaş kaynaklarda bilgi yoktur. Osmanlı kaynakları onun İznik'in alınmasında (1331) rol oynadığını ve İzmit'in fethinden (1337) sonra bu bölgedeki bazı yerlerin kendisine timar olarak verildiğini yazar; kaynak bu bilgilerin doğrulanamadığını, ancak İznik ve İzmit fetihlerinde babasının yanında yer almasının kuvvetle muhtemel olduğunu belirtir. Karesi ilinin Osmanlılar'a katılması sırasında babası ona bu ilin idaresini verdi; Kapıdağ, Edincik ve Lapseki'yi ele geçirmesiyle Bursa-Lapseki yolu Rumeli'ye geçiş güzergâhı haline geldi. Rumeli'ye geçişine dair kesin bilgiler, olayların içinde bulunan Bizans imparatoru ve tarihçisi Kantakuzenos'un kroniğindedir. Kantakuzenos 1346'da kızı Theodora'yı Orhan Bey'le evlendirmiş, Sırp Çarı Stefan Duşan'a karşı damadından yardım istemişti. Orhan Bey oğlu Süleyman idaresinde 10.000 kişilik bir atlı birliği yolladı (749/1348). İkinci geçişi yine Kantakuzenos'un isteğiyle oldu; ancak Orhan Bey onu geri çağırdı (751/1350). 753'teki (1352) üçüncü geçişinde Edirne'nin kurtarılmasında rol oynadı ve Sırp-Bulgar birliklerini 1352 kışında Meriç kıyısında Empithion'da bozguna uğrattı; bu vesileyle Edirne'ye gelip Kantakuzenos ile görüştü ve bir bakıma Edirne'ye ilk ayak basan Osmanlı beyi oldu. Bu sefer sırasında Gelibolu yarımadasında birçok yeri ele geçirdi; Çimbi (Tzympe) Hisarı bir Osmanlı askerî üssü haline geldi ve Süleyman Paşa, Kantakuzenos'un 10.000 altın teklifine rağmen burayı boşaltmadı. 2 Mart 1354'te Gelibolu kıyılarını büyük bir deprem tahrip edince haberi Biga dolayında aldı, hemen karşı yakaya geçerek şehre hâkim oldu, Gelibolu'yu yeniden tamir ettirdi ve Karesi ilinden getirttiği gönüllüleri aileleriyle birlikte harap olmuş şehirlere yerleştirdi. İmparatorun tazminatı dört katına çıkaran 40.000 altınlık teklifi de kabul görmedi. Bundan sonra Bolayır merkezli gazâ faaliyetlerini Trakya'nın Marmara sahillerine ve Meriç vadisine doğru yaydı; Malkara, Keşan ve Tekirdağ'a akınlar başladı. Kardeşi Halil'in esareti sebebiyle çıkan kriz sırasında (1357) Gelibolu'yu boşaltma tekliflerine şiddetle direndi. Osmanlı kaynaklarına göre Bolayır ile Seydigazi arasında avlanırken atının ayağının bir çukura takılması sonucu düşerek vefat etti. Genel olarak 758 yılının sonbaharında (1357) öldüğü bilgisi kabul görmüştür. Vefatını haber alan Orhan Bey'in çok üzüldüğü ve hemen Bolayır'a gelerek oğlunu burada defnettirdiği belirtilir. Bir rivayete göre de Süleyman Paşa, ölümü halinde gazilerin burada tutunacağını düşünerek Bolayır'a gömülmeyi vasiyet etmişti. Bizans kaynaklarında Orhan Bey'in vârisi ve devlet işlerinin fiilî yöneticisi olarak görülür; Osmanlı kaynaklarında şecaat ve sehavet sahibi bir gazâ lideri olarak övülür. Oğullarından Melik Nâsır denizde boğulmuş, İsmâil ile İshak uç kesiminde akınları sürdürmüştür; kızlarından Sultan Hatun Candaroğlu II. Süleyman Bey ile evliydi, Efendizâde Hatun ise Akşehir'de vefat etti. İznik'te bir mescid ve medrese, Bursa'da bir mescid yaptırmış ve bunlara zengin vakıflar tahsis etmiştir. Tesir Halkası — Bazı Osmanlı kaynaklarında, sınır boylarındaki Rumeli gazilerince Gazi Umur Bey ile birlikte büyük bir askerî ve mânevî önder olarak kabul edildiği ve hâtırasının menkıbelerle yaşatıldığı belirtilir. Oruç Bey'in ifadesiyle: "Gaziler nezdinde Süleyman ve Umur velâyet sahibidir." Vefatı sırasında Rumeli'de Osmanlı sınırları batıda Keşan ile İpsala arasına, Marmara kıyısında Tekirdağ'ın güneyine uzanıyordu; Ferecik de ölümüne yakın ele geçirilmiş, akınlar Dimetoka'ya ulaşmıştı. Türbesi ve Külliyesi — Fâtih Sultan Mehmed devrinde düzenlenmiş vakfiyesinden ve vakıf tahrir defterlerinden, Bolayır'da cami, zâviye, imaret, kervansaray ve türbeden oluşan bir külliye yaptırdığı anlaşılır. Bolayır, Rumeli fütuhatına katılmak üzere Anadolu'dan gelen askerî birliklerin hareket noktasıydı. Külliyeden günümüze yalnız cami ile türbe ulaşmıştır. Manzum kitâbesine göre 956 (1549) yılında tamir edilen kare planlı türbenin sekizgen kasnağa oturan, içten sekizgen piramit, dıştan kubbe biçimli örtüsü Osmanlı mimarisinde alışılmamış bir görünüm arzeder ve Selçuklu kümbet tasarımından izler taşır. Bir seki üzerindeki kabri XIX. yüzyılın ikinci yarısına ait, ampir üslûbunda dökme pirinç parmaklıklarla çevrilidir. Sandukanın özgün sırmalı kavuğu önce İstanbul'daki Türk ve İslâm eserleri müzesine, oradan Topkapı Sarayı Müzesi'ne nakledilmiştir. Ayak ucunda, kendisiyle beraber ölen atının gömülü olduğu rivayet edilir. Türbenin yakınında, vasiyeti üzerine Sakız'dan buraya nakledilen Nâmık Kemal'in kabri yer alır.

ÇanakkaleVefât 758 h.İncele
Evliyâ

Hamamî Mehmet Paşa (Soğukkuyu)

17. yüzyılda yaşamış, uzun yıllar yeniçeri ağalığı yapmış, emekliliğinde Tekirdağ Soğukkuyu mahallesine yerleşerek burada Sa'diyye tarikatına bağlı bir tekke ve aşevi kurmuş bir zattır. Tüm servetini hayır işlerine ve fakirlere yemek dağıtımına harcamıştır. Evliya Çelebi Seyahatnâme'sinde onu 'malını samimiyetle hayra adamış güçlü bir kumandan' olarak över. Tekkelerin 1925'te kapatılmasıyla yapı yıkılmış, ancak türbesi tarihçi Mehmet Serez'in girişimiyle korunmuştur. (Kaynak: Trakya Gazetesi 'Soğukkuyu, Evliya Çelebi'yi konuk eden Paşa'yı saklıyor'; Tekirdağ Bakış 'Trakya'da En Çok Ziyaret Edilen Türbeler')

Tekirdağİncele
Evliyâ

Ağazâde Mehmed Hakîkî Dede

Şeyh, Hakîkî Dede

Gelibolu Mevlevîhânesi'nin kurucusu ve ilk şeyhi. 🔴 Bu kayıt dolaylı kaynağa dayanır: zatın müstakil bir ansiklopedi maddesi yoktur; aşağıdakiler, kurduğu mevlevîhânenin maddesinin verdikleridir. Yeniçeri kumandanı Kara Hasan Ağa'nın oğludur; Ağazâde nisbesi buradan gelir. Kaynağın ifadesiyle gençliğinde dünya malından el çekmiş ve Konya Mevlânâ Dergâhı'nda I. Bostan Çelebi 'ye intisap ederek çilesini orada tamamlamıştır. Matbah-ı şerifte uzun yıllar hizmet edip icâzet aldıktan sonra Gelibolu'ya döndü. Önce Ahî Devle Zâviyesi'nde Mesnevî dersleri verdi; ardından bugünkü yerinde usulüne uygun bir Mevlevî dergâhı kurdu. 1063 (1653) yılına kadar dergâhın şeyhliğini sürdürdü. Tesir Halkası — Yetiştirdikleri arasında, Sebk-i Hindî'nin önde gelen temsilcisi ve Edirne Mevlevîhânesi şeyhi Neşâtî Ahmed Dede vardır; Neşâtî'nin kendisinden büyük istifade sağladığı kaydedilir. Türbesi ve Külliyesi — Mevlevîhânenin bulunduğu yere defnedilmiştir; fakat kaynak, kabrinin tam yerinin zamanla belirsizleştiğini kaydeder.

ÇanakkaleVefât 1063 h.İncele
Evliyâ

Şeyh Bâlî (Vize)

Şeyh

Şeyh Bâlî, Vize'de tekke (zâviye) sahibi bir Halveti şeyhidir. H.1310 tarihli Edirne Salnâmesi'nde Vize'de Şeyh Bâlî'nin tekke biçimindeki türbesinin bulunduğu kayıtlıdır; Abdurrahman Bâdî Efendi de tekkesinin harap olduğunu fakat türbesinin ayakta kaldığını nakleder. Vize, tarih boyunca Alâeddin Efendi Dergâhı, Kırklar Tekkesi gibi çok sayıda tekkeye ev sahipliği yapmış bir tasavvuf merkezidir. (Kaynak: Edirne Vilâyet Salnâmesi H.1310; A. Bâdî Efendi, Riyâz-ı Belde-i Edirne; R. Engin, 'Kırklareli'de Tarikatlar ve Tekkeler')

Kırklareliİncele
Âlim

Çorlulu Ahmed Pertevî Efendi

Şeyh (kabir ihtilaflı)

Çorlu doğumlu, Celvetî tarikatının büyük siması İsmail Hakkı Bursevî'nin talebesi ve halifesi olan 18. yüzyıl mutasavvıf ve tekke şairidir. Gençliğinde Bursevî ile Şam'a gitmiş, ondan tefsir ve dinî ilimler okumuş, hocasının Rûhu'l-Beyân tefsirini istinsah etmiştir. Çorlu halkının ricasıyla memleketinde halife olarak görevlendirilmiş, burada birçok talebe yetiştirmiştir; 1182/1768'de vefat etmiştir. NOT: Kabir yeri ihtilaflıdır — bir kayıt mezarını Üsküdar Aziz Mahmud Hüdâyî hazîresinde gösterirken, Çorlu Bormalı Cami avlusundaki türbe de ona izafe edilir. (Kaynak: Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü/Yesevi Üniv. 'Pertevî, Çorlulu'; camiler.org 'Bormalı Cami Çorlu')

TekirdağVefât 1182 h.İncele
Âlim

Molla Hattâb-ı Karahisârî

Molla

Erken Osmanlı döneminin (14. yüzyıl) âlimlerinden olup Şeyh Edebâli çevresinde yer almıştır. Bilecik'te Şeyh Edebâli Türbesi içinde, Edebâli ve ailesiyle birlikte medfundur. Kaynaklarda hayatına dair ayrıntı sınırlıdır; ismi türbede medfun büyük zatlar arasında zikredilir. (Kaynak: Bilecik Valiliği — Şeyh Edebali Türbesi; evliyalar.net — Bilecik Evliyaları)

Bilecikİncele
Evliyâ

Şühûdî Muhammed Efendi

Şeyh

Şühûdî Muhammed Efendi (ö. 1021/1612), Hasköy doğumlu bir Halveti şeyhi ve şairdir. Tasavvuf yolunda Şeyh Yâkûb Efendi'nin terbiyesinde kemale ermiş, memleketine dönerek Babaeski'deki Ali Paşa Camii'nde imam-hatiplik yapmıştır. Bir divan sahibi olduğu kaydedilir; vefatında Babaeski'de defnedilmiştir. (Kaynak: Mahmûd Cemâleddîn-i Hulvî, Lemezât-ı Hulviyye, Süleymaniye Ktp. Hacı Mahmûd Ef. nr. 4536, s.157; Evliyalar Ansiklopedisi [ehlisunnetbuyukleri.com])

KırklareliVefât 1021 h.İncele
Evliyâ

Zindan Baba

(kimliği ihtilaflı)

Zindan Baba Türbesi, Lüleburgaz Kocasinan Mahallesi'nde, vaktiyle Lüleburgaz Kalesi'nin zindanının bulunduğu yerde yükselen, Bursa tipi tek kubbeli bir Osmanlı yapısıdır. Hakkındaki en eski belge H.1310 Edirne Salnâmesi'dir. Türbede yatan zatın kimliği kesin değildir; halk anlatıları ile tarihsel kayıtlar arasında ihtilaf vardır, bir görüş Sokollu Mehmed Paşa'nın oğlu Kasım Paşa olabileceğini öne sürer. Tescilli ve ziyarete açık bir anıttır. (Kaynak: Kırklareli Kültür Varlıkları Envanteri, env. 39-05-708; TÜRÜK Dergisi, 'Zindan Baba Türbesi Etrafında Oluşan Velî Kültü')

Kırklareliİncele
Evliyâ

Sarı Saltuk (Babaeski Makamı)

(makam)

Sarı Saltuk (ö. 697/1297-98), Anadolu ve Balkanlar'ın İslamlaşmasında öne çıkan, menkıbevi yönü ağır basan bir derviş-gazidir. Ölümünden sonra adına birçok merkezde makam-tekke açılmış; bunlardan biri Babaeski'deki Eski Baba Tekkesi'dir. Tekke-türbe Balkan Savaşı'ndaki işgal ve 1925 tekke kapatmalarının ardından harap olmuş, İstanbul-Edirne yolu çalışmalarında tamamen yok olmuştur. Gerçek kabrinin Romanya Babadağı'nda olduğu kabul edilir; Babaeski bir makamdır. (Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi 'Sarı Saltuk' [M. Kiel]; F. Maden, 'Babaeski'de Sarı Saltık Baba Türbe ve Tekkesi', Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi 2020)

KırklareliVefât 697 h.İncele
Evliyâ

Abdullah bin Yaşari (Karıncalı Dede)

(makam/menkıbevî)

Türbe kitabesine göre Hâce Ahmed Yesevî'nin talebelerinden, eşi Ünzile Hatun ile Türkistan'dan Anadolu'ya gelen Horasanlı Türkmen dervişlerinden sayılır. Arifiye Ahmediye (eski Adliye) Mahallesi'nde, E-25 yolu üzerindeki kaya üzerinde bulunan türbesi inanç turizmi kapsamında ziyaret edilir; karıncalarla ilgili menkıbesi yöre folklorunda yaşar. Şahsiyetine dair bilgiler büyük ölçüde rivayete dayanır (makam/menkıbevî). (Kaynak: Sakarya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü; Sakarya Üniversitesi Şehir Hafızası – 'Evliyalar Şehri Sakarya')

Sakaryaİncele
Âlim

Ahmed Bîcan Efendi

Yazıcızâde

Türk âlimi, mutasavvıf ve mütercim; asıl şöhretini Envârü'l-âşıkīn ile kazanmıştır. Muhammediyye 'nin müellifi Yazıcıoğlu Mehmed 'in (ö. 855/1451) küçük kardeşidir. Babaları Yazıcı Sâlih'tir. Gelibolu'da yaşadı. Bayramiyye tarikatının kurucusu Hacı Bayrâm-ı Velî 'den (ö. 833/1430) ders aldı. Hanefî mezhebine bağlıydı ve zühd hayatı sürdü. Bîcan (cansız) lakabının, sürekli orucu ve riyâzeti sebebiyle bedenen zayıf düşmesinden geldiği nakledilir. 870 (1466) yılından sonra vefat etti. Şairliği ve Tasavvufî Çizgisi — Âlimlere değil halka seslenen , akıcı ve anlaşılır bir nesir kullandı. Kendi ifadesiyle: "Türkçe yazdım ki herkes faydalansın." Sanat inceliğini değil dinî ve tasavvufî öğretiyi öne aldı; Envârü'l-âşıkīn bu tercihi sayesinde asırlarca okunmuştur. Eserleri — 1. Envârü'l-âşıkīn (855/1451). Ağabeyinin Arapça Megāribü'z-zamân 'ının serbest Türkçe tercümesidir. 2. Acâibü'l-mahlûkāt (857/1453). Kazvînî'nin kozmografya eserinin kısaltılmış tercümesidir. 3. Dürr-i Meknûn. Yaratılış, nübüvvet ve âhiret konularını işleyen on sekiz bölümlük bir derlemedir. 4. Müntehâ. İbnü'l-Arabî'nin Fusûsü'l-hikem 'inin, Müeyyed Cendî şerhi üzerinden Türkçeye aktarımıdır. 5. Şemsiyye (870/1466). Babasının astroloji manzumesinin mensur uyarlamasıdır. 6. Cevâhirnâme. Değerli taşların tıbbî özelliklerine dair, bilinen tek manzum eseridir.

ÇanakkaleVefât 857 h.İncele
Evliyâ

Hıdır Dede (Taraklı)

(makam/menkıbevî)

Hacı Bektâş-ı Velî Vilâyetnâmesi'nde adı geçen, Taraklı'nın manevî fethiyle anılan bir Horasan/Abdalân-ı Rûm dervişi olarak kabul edilir; bazı rivayetlerde Akyazılı Sultan'ın kardeşlerinden, bazılarında Karaca Ahmed'in oğlu sayılır. Taraklı Ulucami Mahallesi'ndeki Hıdırlık Tepesi'nde bulunan türbesi yüzyıllardır ziyaret edilir ve her yıl 'Hıdırlık Pilavı' geleneğiyle anılır. Şahsiyeti menkıbevî olup tarihî kayıtlarla tam doğrulanamaz (makam/menkıbevî). (Kaynak: Hacı Bektâş Vilâyetnâmesi; Sakarya Üniversitesi Şehir Hafızası – 'Evliyalar Şehri Sakarya')

Sakaryaİncele
Âlim

Şeyh Mehmed Kudsî Efendi

Şeyh

Memiş Efendi silsilesinden Şeyh Hacı Muhammed Bahâeddin Efendi'nin halifesi olan Nakşî bir şeyhtir ve 1919'da Karaman müftülüğüne tayin edilmiştir. 1962'de vefat etmiş, Ödemişli Hasan Kudsî Efendi ile aynı yerde, Sekiçeşme Mahallesi'ndeki Kethâne (Ketenci) Camii haziresine defnedilmiştir. (Kaynak: Karamandan.com 'Karaman'da bulunan evliyalar ve zatlar'; tarihgezisi.com; evliyalar.net)

KaramanVefât 1962İncele
Evliyâ

Muhittin Baba (Çorlu)

Çorlu'da Kumyol caddesi üzerinde türbesi bulunan, mezar taşındaki kitabeye göre 1843 yılında vefat etmiş Osmanlı dönemi zatıdır. Adına bir mahalle (Muhittin Mahallesi) izafe edilmiş olup yöre halkı arasında saygı görmektedir. Hayatına dair ayrıntılı biyografik bilgi günümüze ulaşmamış, türbesi tescilli kültür varlığı olarak Kültür Envanteri'nde kayıtlıdır. (Kaynak: Evliyalar.net 'Muhittin Baba — Çorlu'; Kültür Envanteri 'Muhittin Baba Türbesi')

TekirdağVefât 1843İncele
Evliyâ

Şeyh Muhlis Baba

Şeyh

Osman Gazi devrinde faaliyet gösteren Bâbâî-Vefâî dervişlerinden olup Şeyh Edebâli'nin çevresinde yer almış uç-bölgesi şeyhlerindendir. Bilecik'te Şeyh Edebâli Türbesi içinde medfundur. Kaynaklarda hakkında ayrıntılı bilgi azdır; kuruluş dönemi derviş önderleri arasında anılır. (Kaynak: Bilecik Valiliği — Şeyh Edebali Türbesi; evliyalar.net — Bilecik Evliyaları)

Bilecikİncele
Âlim

Ödemişli Hasan Kudsî Efendi

Şeyh

Mevlânâ Hâlid el-Bağdâdî'nin halifesi olan Nakşî-Hâlidî bir âlim ve şeyhtir; halvetini Kudüs'te yaptığı için 'Kudsî' lakabıyla anılır ve Karaman'daki Ketenci Baba tekkesinde irşad faaliyetinde bulunmuştur. H.1254 (1834) tarihinde vefat etmiş, Karaman Sekiçeşme Mahallesi'ndeki Kethâne (Ketenci) Camii haziresine defnedilmiştir. (Kaynak: Konyapedia; evliyalar.net; Karamandan.com 'Karaman'da bulunan evliyalar ve zatlar')

KaramanVefât 1254 h.İncele
Evliyâ

Abdullah Mihal Gazi (Köse Mihal)

Gazi (gazi-yoldaş)

Aslen Harmankaya tekfuru Bizanslı bir asilzade (Mikhael Kosses) olup Osman Gazi'nin yakın silah arkadaşı oldu; 1313'te Müslüman olarak Abdullah adını aldı. Erken Osmanlı fetihlerinde rehberlik etti, 1327'de Yenişehir'de vefat etti. Türbesi İnhisar'a bağlı Harmanköy'de olup her yıl eylülde anma törenleri yapılan ziyaret yeridir. NOT: Saintten çok gazi-yoldaş; türbesi halk arasında ziyaret edilir. (Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi 'Mihaloğulları'; Bilecik Valiliği 'Abdullah Mihalgazi Türbesi'; Kültür Envanteri)

BilecikVefât 1327İncele
Evliyâ

Saçlı İbrahim Efendi

Şeyh

Celvetî tarikatı şeyhi; Aziz Mahmud Hüdâyî'nin halifelerinden olup Balkanlar'da Celvetiyye'nin yayılmasında öncü rol oynamıştır. Bir süre Selimiye Camii'nde vazife görmüş, 1070/1659'da Edirne'de vefat etmiştir. Dizdârzâde Ahmed Efendi (Şadırvanlı) Tekkesi'nde defnedilmiş; tekke yıkılmış, mezarı yol çalışmaları sırasında nakledilerek bugün Kıyık Caddesi üzerinde korunmaktadır. (Kaynak: Sarıcazâde Râmiz 'Esâmî-yi Hânkâh-ı Edrene'/Şimşek 2008; Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü teis.yesevi.edu.tr)

EdirneVefât 1070 h.İncele