Giriş

Manevî Coğrafyanın Dijital Atlası

Allah Dostları

1113 kayıt · Sayfa 8/47

Cemâziyelevvel ayında anılanlar

Bu hicrî ay vefat yıldönümü olan zevat (kaynaklı).

Evliyâ

Arap Baba

Veli (kimliği ihtilaflı)

Harput'ta iki katlı bir yapının (üst kat mescit, alt kat türbe) alt bölümünde cam sanduka içinde bulunan, çürümemiş bedeniyle ünlü ziyaretgâh. Kitabeye göre yapı, Selçuklu III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde Yusuf b. Arapşah tarafından H.678/1279-80'de inşa edilmiştir; ancak sandukadaki zatın kimliği hiçbir sağlam tarihî kaynakla tespit edilememiştir (rivayetlerde Selçuklu dönemi mücahit/kumandan veya bir velî olduğu söylenir). Bedenin bozulmamasının sebebi bilimsel olarak çözülememiştir. Kabir sahibinin kimliği ve dinî rolü belgelenmediğinden burası 'kimliği ihtilaflı' bir ziyaretgâh olarak, şeffaflıkla kaydedilmiştir; kesin bir sahih velî/âlim atfı yapılmamıştır. (Kaynaklar: Kültür Envanteri 'Arap Baba Mescidi ve Türbesi'; Kültür Portalı 'Arap Baba Mescidi ve Türbesi'; Fırat Üniv. Harput arşivi.)

Elazığİncele
Evliyâ

Harputlu Ömer Naîmî Efendi

Molla

Harput müftülüğü de yapmış müderris ve âlim (1801-1882); 'Kasîde-i Bürde şârihi' olarak tanınır. Hacı Ahmed Efendi'nin oğlu olup ilk tahsilini babasından, ardından Antep'te Küçük Hâfız Necib Efendi'den icazet, Kayseri'de Hoca Kâsım Efendi'den ders aldı. Harput'ta çok sayıda talebe yetiştirdi, 1843'te hac yaptı, ömrünün sonuna doğru gözlerini kaybetti ve yerine oğlu Abdülhamîd Efendi geçti. Başlıca eserleri Şerh-i Kasîde-i Bürde, Manzûme-i Naîmiyye, Şerh-i Rub' Risâlesi ve Velediyye Hâşiyesi'dir; müstakil türbesi olmayıp Harput mezarlığında medfundur. (Kaynaklar: ehlisunnetbuyukleri.com 'Ömer Nâimî Efendi'; Türkiye Gazetesi biyografi; ESTAD akademik makalesi 'Manzûme-i Naîmiyye'.)

ElazığVefât 1300 h.İncele
Evliyâ

Seyyid Ahmed Çapakçûrî

Şeyh

Bingöl (Çapakçur) Kür/Dikme köyü kökenli Nakşibendî-Hâlidî şeyhi ve mutasavvıf (1830-1921); Şeyh Ali Septî'nin halifelerindendir. Tasavvufta fakr yolunu seçmiş, uzun yıllar Harput ve çevresinde irşad faaliyetinde bulunmuştur. I. Dünya Savaşı'nda Rus ilerleyişi sırasında Harput halkının göç etmesini önlediği, cami avlusunda halka güven verdiği nakledilir. 1921'de (H.1340) vefat etmiş ve vasiyeti gereği Harput Ulu Cami avlusunda defnedilmiştir. (Kaynaklar: Türkiye Gazetesi 'Seyyid Ahmed Çapakçuri'; huzurpinari.com evliya biyografisi; Akademiar Dergisi 2018/4 'Şeyh Ali Sebtî ve Palu Çevresinde Hâlidîliğin Yayılması'.)

ElazığVefât 1340 h.İncele
Evliyâ

Fâtih Ahmed Baba

Şeyh (menkıbevî)

Harput'un Göllübağ mevkiindeki türbe ve mescidiyle anılan, yarı-menkıbevî bir mutasavvıf-mücahit; halk arasında 'Fetamet/Fethi Ahmet' olarak da bilinir. Rivayete göre Belh'te doğmuş, tasavvuf yoluna girmiş ve Anadolu'nun fethi sırasındaki savaşlara katılmış; ahşap sandukasındaki kitabeye göre H.713/1313'te (Harput'un geri alınışı sırasında şehit düşerek) vefat etmiştir. Evliya Çelebi Seyahatnâme'sinde tekkesinden 'ulu âsitan' diye söz eder. Biyografik ayrıntıları menkıbevî olup çağdaş bir TDV maddesi bulunmaz; ancak türbe kayıtlı kültür varlığıdır ve vefat tarihi sanduka kitabesiyle belgelidir. Türbe, özellikle çocuk isteyenlerce ziyaret edilir. (Kaynaklar: harput.web.tr 'Fatih Ahmet Baba Türbesi'; Kültür Envanteri; Dergipark 'Ziyaret Fenomeninden İsim Kültürüne: Fatih Ahmet Baba Türbesi Örneği'.)

ElazığVefât 713 h.İncele
Evliyâ

Seyyid Mansur Baba

Veli (kimliği rivayete dayalı)

Harput Cami-i Kebir (Sarahatun Camii kuzeybatısı) mahallesinde, sekizgen planlı iki katlı bir türbe ile anılan ziyaretgâh. Rivayete göre Mansur Baba, Ahmed Yesevî'nin hocası Arslan Baba'nın oğlu olup babasının vasiyetiyle Ahmed Yesevî'nin terbiyesinde yetişmiş, ardından Türkmen boylarıyla Anadolu'ya gelmiştir. 16. yüzyıl tahrir defterlerinde (1518, 1523, 1566) 'Mansur Baba zaviyesi' vakıf olarak geçtiğinden yapının tarihî bir zaviye/ziyaretgâh olduğu sabittir; ancak zatın kimliği ve vefat tarihi rivayete dayalıdır ve alt kattaki sandukaların bir kısmının Artuklu hanedanına ait olabileceği de ileri sürülür. Bu sebeple kimlik/kabir kesinliği ihtilaflı olarak şeffaflıkla kaydedilmiştir. (Kaynaklar: Kültür Portalı 'Mansur Baba Türbesi'; harput.web.tr 'Mansur Baba Türbesi'; 16. yy Harput tahrir defterleri.)

Elazığİncele
Evliyâ

Şeyh Ali Septî (Hâce Ali es-Sebtî)

Şeyh

Elazığ-Palu bölgesinde Nakşibendî-Hâlidî yolunun kurucu şeyhi (yak. 1785-1871); Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin önde gelen halifelerindendir. 1830 dolaylarında Mevlânâ Hâlid'in işaretiyle Palu'ya gelip irşada başlamış, tekkesinin etkisi Diyarbekir, Harput, Erzurum ve Bitlis'e kadar yayılmıştır; Mahmud Sâminî de onun yanında yıllarca yetişmiştir. Doksan yılı aşkın ömrünün ardından 1871'de vefat etti; türbesi Palu ilçesinin karşısında, Murat Nehri'ne bakan bir tepe üzerinde olup oğlu Şeyh Mehmed Efendi ile aynı türbede medfundur. Bölgede Hâlidîliğin yayılmasında merkezî bir rol oynamıştır. (Kaynaklar: Akademiar Dergisi 2018/4 'Şeyh Ali Sebtî ve Palu Çevresinde Hâlidîliğin Yayılması'; Elazığ İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü; evliyalar.net 'Şeyh Ali Sebti'.)

ElazığVefât 1288 h.İncele
Evliyâ

Buharalı Şeyh Bedreddin

Şeyh, Velî ("Horasan Eri")

Milas'ın Şenköy köyünde türbesi bulunan, halk arasında 'Horasan Eri' lakabıyla anılan bir velîdir. Kaynaklar onu Bursa'da vefat eden Şeyh Muhammed Buhârî'nin halifesi olarak tanıtır; bir rivayete göre de Yıldırım Bayezid'in damadı sayılır. Rivayete göre askeriyle birlikte bölgeye gelmiş ve savaş esnasında şehit düşerek buraya defnedilmiştir. Yörede ulu bir zât olarak kabul görür, türbesinde dua edilip adaklar adanır. NOT: Türbe yapısının kitâbesi H. 956 / M. 1549-50 tarihini taşır; bu tarih ile 'Yıldırım Bayezid'in damadı' rivayeti çelişmekte olup zatın kimliği ve tam vefat tarihi kaynaklarda kesin değildir (makam — kabir kesinliği yönüyle rivayetler ihtilaflı). Türbe, Milas'a 27 km uzaklıktaki Şenköy mezarlığındadır.

Muğlaİncele
Evliyâ

Şeyh Seyyid Kemâleddin

Seyyid, Mevlevî Şeyhi

Yıldırım Bayezid ve Çelebi Sultan Mehmed devrinde (14.-15. yüzyıl) yaşamış, seyyid ve Mevlevî şeyhlerinin büyüklerinden kabul edilen bir zâttır. Muğla'da (Camikebir) padişah beratlı bir zâviye kurmuş; bu zâviye zamanla Mevlevîliğin Muğla'daki temellerinin atıldığı merkez hâline gelmiştir. Hüdâyî Salih Dede'yi hizmetine alıp eğitimi için İran'a göndermiş, vefatından sonra bu zâviyede Hüdâyî Efendi şeyh olmuştur. İlim ve irfan sahibi mübarek bir kişi olarak anılır. Kabri, günümüzdeki Şâhidî Camii avlusunda, türbenin hemen batısında yer alır; Evliyâ Çelebi, mezarını dört köşe duvar içinde üstü açık bir ziyâretgâh olarak tarif etmiştir.

Muğlaİncele
Evliyâ

Şuhûdî Efendi

Mevlevî Şeyhi

Muğlalı Mevlevî şeyhi ve şair. Meşhur mutasavvıf-şair Şâhidî İbrâhim Dede'nin oğlu (bir rivayete göre mânevî oğlu) olup ilk eğitimini babasından almıştır. Babasının ardından Muğla Mevlevîhânesi'nde (bugünkü Şâhidî Camii) kırk yılı aşkın süre postnişînlik yaparak Mevlevîliğin Muğla'da yayılmasında etkin rol üstlendi. H. 1000 / M. 1591-1592'de vefat etti. Şâhidî Camii hazîresindeki türbede medfundur; türbede babası Hüdâyî Efendi'nin yanındaki mezarın Şâhidî Efendi'ye mi yoksa Şuhûdî Efendi'ye mi ait olduğu ilim çevrelerinde tartışmalı olup, birçok araştırmacı Şâhidî'nin Afyon-Karahisar Mevlevîhânesi'nde medfun olması sebebiyle buradaki mezarın Şuhûdî Efendi'ye ait olduğunu belirtir.

MuğlaVefât 1000 h.İncele
Evliyâ

Molla Hamit Cana Hoca

Molla, Gazi-Velî

Yaklaşık 1450-1540 yılları arasında yaşadığı nakledilen Molla Hamit Cana Hoca, Murgul'un bugün Başköy sınırları içinde kalan Goglieti köyünde, Gürcü bir papazın oğlu ve Laz bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Dokuz-on yaşlarında Osmanlı askerlerince İstanbul'a götürülerek Enderûn Mektebi'nde okudu; önce hâfız, ardından molla oldu ve hocalarının yakınlığı sebebiyle 'Cana' lakabıyla anıldı. Bir süre Enderûn'da müderrislik yaptıktan sonra dönemin şeyhülislâmından izin alarak memleketine dönüp Murgul ve çevresinde İslâmiyet'i yaydı; önce kendi babasını, ardından köy halkını İslâm'a davet etti. 1520'de Lomiketi'de Artvin'in ilk camisini inşa ettirdiği; Atina (Pazar), Viçe (Fındıklı), Arhavi, Maradit (Muratlı/Borçka), İmerhev vadisi ile Batum-Kutaisi hattında irşad faaliyeti yürüttüğü rivayet edilir. Türbesi 2016'da yeniden düzenlenip cami ile birlikte ziyarete açılmış olup bölgede bir inanç ziyaret merkezi olarak anılmaktadır.

Artvinİncele
Evliyâ

Hüdâyî Salih Dede

Mevlevî Şeyhi

Muğla Mevlevîhânesi'nin kurucusu kabul edilen Mevlevî şeyhidir. İlk Kur'ân eğitimini babasından aldı, bir süre Mısır'da bulundu, ardından Muğla'ya yerleşerek Seyyid Kemâleddin'in hizmetine girdi ve onun yönlendirmesiyle Mevlevîliğe intisap etti. Fâtih Sultan Mehmed'in izniyle Seyyid Kemâleddin'in zâviyesinde şeyhlik yapmaya başladı; dergâhında Mesnevî okuttu ve risâleler kaleme aldı. Böylece Mevlevîliğin Muğla'da kökleşmesinde etkili oldu. H. 885 / M. 1480-1481'de doksan yaşında vefat etti ve Şâhidî Camii hazîresindeki türbede, Seyyid Kemâleddin'in mezarının ayak ucuna defnedildi. Oğlu meşhur mutasavvıf-şair Şâhidî İbrâhim Dede'dir.

MuğlaVefât 885 h.İncele
Âlim

Hüsâmeddin Efendi

Müderris, Şeyh

Muğlalı Mevlevî şeyhi Şâhidî İbrâhim Dede'nin oğlu; müderris ve şeyh olarak hizmet etmiş bir âlimdir. H. 993 / M. 1585'te yazdığı 'Tuhfe-i Hüsâmî' adlı eserinde babasının Şâhidî mahlasını kullanan İbrâhim olduğunu belirtmiştir. Muğla'nın Ula ilçesinde (Ayazkıyı Mahallesi) kendi adını taşıyan büyük boyutlu bir cami (Müftüler Camii olarak da anılır) inşa ettirmiş; tasavvuf ilmini aldığı tarikat (Mevlevî ya da Kâdirî olduğu ihtilaflı) doğrultusunda caminin bitişiğindeki dergâhta müderrislik ve şeyhlik yapmıştır. Vefatının ardından camisinin güneyinde inşa edilen türbeye defnedilmiştir. Ölüm tarihi 1585'ten sonradır; kesin yıl kaynaklarda belirsizdir.

Muğlaİncele
Evliyâ

Şeyh Ahmed-i Kebir ve Şeyh Mehmed-i Kebir (Dedeşen Şeyh Dede)

Gazi-Velî (kabir kesinliği ve kimlik ihtilaflı; halk geleneğine dayanır)

Halk geleneğine göre Göle'nin Dedeşen köyünde yaşamış, veli olarak anılan iki kardeş şeyhtir. Rivayete göre Yavuz Sultan Selim'in 1514 Çaldıran seferi sırasında bölgeden geçen orduyu yediklerinden fazlasıyla doyurmuş, Sultan da yerleşimi kendilerine bağışlayıp köye 'Dedeşen' adını vermiştir. Kabirleri köy girişindeki türbede iki taş sandukada bulunur; türbe mimari özelliklerine göre 16. yüzyıl sonuna tarihlenir, ancak kesin vefat tarihi ve belgelenmiş bir ilmî hüviyetleri bilinmemektedir (kayıtlı biyografi yoktur; anlatı sözlü gelenektir).

Ardahanİncele
Evliyâ

Horasanlı Alp Eren Şeyh Hasan Baba

Şeyh

Horasanlı Alp Eren Şeyh Hasan Baba, Prizren'in Kurila (Kuru Yayla) semtinde Kâdiriyye tarikatına bağlı tekkeyi kuran zattır; TDV'ye göre bugün hâlâ ayakta olan tekke Şeyh Hasan tarafından 1066'da (1655-56) kurulmuştur (TDV, "Prizren"; Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi, sy. 110, 2024). Tekke, cevizden oyma 1655 tarihli kuruluş kitâbesini taşır; binaya bitişik türbede kurucu şeyhin kabri bulunur ve semâhânede Osmanlı sancakları ile tören eşyaları korunur. Bir ikincil kaynakta türbe sahibi "Şeyh Hüseyin Baba" olarak da geçmekte olup TDV ve diğer listeler "Şeyh Hasan" adını verir (isim ihtilafı şeffaf belirtilmiştir).

Prizren (Kurila)İncele
Evliyâ

Gazi Baba (Âşık Çelebi)

Gazi Baba türbesi, Üsküp'ün kuzeydoğusundaki tepede bulunur ve yerel geleneğe göre 16. yüzyıl Osmanlı şairi ve Üsküp kadısı Âşık Çelebi'nin (asıl adı Pîr Mehmed) kabridir (TDV, "Âşık Çelebi", Günay Kut). 1520'de Prizren'de doğan Âşık Çelebi, ünlü şuara tezkiresi Meşâirü'ş-şuarâ'nın müellifidir; çeşitli kadılıklardan sonra Üsküp kadısı iken zâtülcenp hastalığından 979/1572'de vefat etmiş ve burada defnedilmiştir. Türbe 1963 depreminde yıkılmış, 2013'te Bursa Belediyesi desteğiyle yeniden inşa edilmiştir. Gazi Baba'nın Âşık Çelebi ile özdeşleştirilmesi kabul gören bir yerel gelenek olup kesin belgeli değildir (şeffaflık).

Üsküp (Skopje)Vefât 979 h.İncele
Evliyâ

Derviş Ali Koç Baba

Derviş

Ali Koç Baba, Anadolu'dan Balkanlar'a göç eden bir Alevî-Bektaşî dervîşidir; kaynaklar onu Koyun Baba'nın müridi ya da Seyyid Ali Sultan'ın oğlu ve soyca Hacı Bektaş Velî'ye bağlı gösterir (B. Aleksiev, "Ali Koç Baba", isamveri; "Ali Koç Baba Ocağı" değerlendirmesi; TDV, "Niğbolu"). Osmanlı döneminde Niğbolu (Nikopol) bölgesinde faaliyet göstermiş, Rumeli seferlerine katıldığı rivayet edilir. Türbesi Tuna kıyısında "Tekke" tepesinde piramit biçimli taş bir yapı olup hem Müslüman hem Hristiyanlarca Hıdırellez şifa ziyaretleriyle anılır. Vefat yılı ihtilaflıdır (14.-15. yüzyıl); türbe kitâbesinde 1396 Niğbolu Savaşı tarihi geçse de kaynaklar kesin bir yıl vermez (şeffaflık).

Niğbolu (Nikopol)İncele
Evliyâ

Hacı Sinan Ağa

Hacı

Hacı Sinan Ağa (ö. Ramazan 1049/1639-1640), 17. yüzyılda Saraybosna'da yaşamış varlıklı bir tüccar olup Balkanlar'da Kâdiriyye'nin merkezlerinden biri olan Hacı Sinan (Silahdar Mustafa Paşa) Tekkesi'nin bânîsi ve avlusundaki türbede medfun zatıdır (TDV, "Saraybosna"; Bosna-Hersek Millî Anıtlar Komisyonu, tescil #2534, 2005). Tekke, IV. Murad'ın Bağdat fethinden (1638) sonra 1638-1640'ta kendisi veya oğlu silahdar Mustafa Paşa tarafından mimar Kasım Ağa'ya yaptırılmıştır. Hacı Sinan Ağa tekke tamamlanmadan vefat etmiş, avludaki türbeye eşi Sakine ile birlikte defnedilmiştir. Kaynaklarda tarîkat şeyhi değil, tekkenin hayır sahibi bânîsi olarak anılır (şeffaflık).

Saraybosna (Sarajevo)Vefât 1049 h.İncele
Evliyâ

Hüseyin Baba Zukiç

Şeyh

Hüseyin Zukiç (ö. 1213-1214/1798-1800), Foynica ve Saraybosna'da (Gazi Hüsrev Bey Medresesi) öğrenim gördükten sonra İstanbul'a giderek Şeyh Murad Tekkesi çevresinde Hâfız Mehmed Çanakhisârî'ye intisap etmiş ve Nakşibendiyye-Müceddidiyye yoluna girmiştir (TDV, "Nakşibendiyye" ve "Bosna-Hersek"; Bosna-Hersek Millî Anıtlar Komisyonu tescili, 2012). Konya, Bağdat, Buhara ve Semerkant'ta bulunduktan sonra 1195 (1780-81) yılında memleketi Živčići köyünde tekke kurarak Bosna'da Müceddidî kolunu yaymış, bölge halkının mizacına uygun cehrî zikri benimsemiştir. Türbesi tekkenin üstündeki tepede talebesi Şeyh Abdurrahman Sırrî tarafından inşa edilmiş olup 2012'de Bosna-Hersek millî anıtı ilan edilmiştir.

Živčići (Fojnica)Vefât 1214 h.İncele
Evliyâ

Baba Abdullah Melçani

Baba

Baba Abdullah Melçani, 19. yüzyılda yaşamış Arnavut Bektaşî babası ve Arnavutça yazan bir bejtexhi (şair) idi (R. Elsie, The Albanian Bektashi, 2019; F. A. Turan, "Arnavutluk'taki Bektaşî Tekkeleri", 2018). Korçë yakınındaki Melçan tekkesini (1640'ta Hysen Ali Dede tarafından kurulmuş) yaklaşık kırk yıl yönetti ve 1852'de vefat etti. Arnavutluk'un en eski ve tek surlu (müstahkem) ayakta kalan Bektaşî tekkesi, onun döneminde Arnavut millî uyanışının merkezlerinden biri hâline geldi ve 1920'lerde fiilî Bektaşî merkezi olarak hizmet verdi.

Melçan (Korçë)Vefât 1852İncele
Evliyâ

Enihan Baba

Baba

Enihan Baba, Orta Rodoplar'daki Alevî-Bektaşî ve Pomak topluluklarınca dervîş ve şifacı olarak saygı gören efsanevî bir zattır; tarihî varlığı doğrulanmamış olup bilgiler büyük ölçüde efsaneye dayanır (E. Troeva, "Momçil ili Enihan", Rodopski Starini/BAS; V. Grigorov, Srednite Rodopi'deki Bulgar Müslümanlarınca ziyaret edilen türbeler, Sofya 1998). Türbesi, Davidkovo köyünün yaklaşık 13 km yukarısında Svoboda (eski adı Eni Han Baba) zirvesinde, eski bir Trakya kutsal alanı üzerinde yer alır ve içinde boş bir taş lahit bulunur. Efsanede kardeşi Sarı Baba'nın tekkesi Momçilovtsi yakınındadır; türbe 1970'lerde yıkıldıktan sonra 2005'te yeniden inşa edilmiştir ve Kırcaali/Momçilgrad bölgesinden ziyaretçi çeker. Bazı kaynaklardaki milliyetçi çerçeveleme nötr biçimde aktarılmıştır (çok görüşlü sunum).

Davidkovo (Smolyan)İncele
Evliyâ

Sarı Saltuk (Kaliakra Makamı)

Sarı Saltuk (ö. 697/1297-98), Anadolu ve Balkanlar'ın Türkleşmesi ile İslâmlaşmasında etkili olmuş, kerametleriyle efsaneleşen bir Türk alperenidir. Vefatının ardından adına Balkanlar'dan Anadolu'ya kadar birçok makam oluşmuştur; asıl kült merkezi ve vefat yeri Babadağı (Romanya) kabul edilir (TDV, "Sarı Saltuk", Machiel Kiel; A. Y. Ocak, Sarı Saltık, TTK 2002). Bulgaristan'daki Kaliakra Burnu'ndaki makam, Osmanlı döneminde burada bulunan ve zatın emanetlerini koruduğu rivayet edilen bir Bektaşî dervîş tekkesine dayanır. Bu makam zatın çok sayıda ihtilaflı ziyaretgâhından biridir (çok görüşlü şeffaf sunum).

Kaliakra (Kavarna)Vefât 697 h.İncele
Evliyâ

Kuzum Baba (Kuzgun Baba Sultan)

Kuzum Baba, Evliya Çelebi'nin 1670'te "Kuzgun Baba Sultan" adıyla kaydettiği, Avlonya'ya (Vlora) hâkim tepede türbesi bulunan bir Bektaşî dervîşidir; Osmanlı'nın erken döneminde (15.-16. yy) yaşadığı söylenir, vefat yılı bilinmemektedir (R. Elsie, The Albanian Bektashi, 2019; TDV, "Avlonya", Machiel Kiel). Tekke yaklaşık 1600'de kuruldu, II. Mahmud'un tekke kapatmalarıyla 1826'da yıkıldı, türbe 1998'de yeniden açıldı ve 2000-2003'te yeni tekke inşa edildi. Yerel gelenek onu Seyyid Ali Sultan ile özdeşleştirir; ancak bu, Dimetoka'daki meşhur Kızıl Deli'den ayrı, yerel bir efsanevî atıftır (şeffaf, çok görüşlü sunum).

Vlorë (Avlonya)İncele
Evliyâ

Ömer b. Abdurrahman el-Attâs

Seyyid, Habîb, Kutbü'l-Enfâs, Şeyh

Ömer b. Abdurrahman el-Attâs (ö. 1072/1652), soyu Hz. Ali'ye ulaşan Bâ Alevî seyyid ailesine mensup büyük sûfî ve âlimdir; "Kutbü'l-Enfâs" lakabıyla tanınır ve Bâ Alevî'nin Attâsiyye kolunun kurucusudur. Hüseyin b. Ebûbekir b. Sâlim gibi devrin hocalarından ders almış, Hadramut'ta manevî önder kabul edilmiştir. En meşhur eseri, âyet ve hadislerden derlediği, bugün de yaygın okunan Râtibü'l-Attâs adlı zikir/dua mecmuasıdır. Hayatının son dönemini geçirdiği Hureyda beldesinde vefat edip oraya defnedilmiştir.

HureydaVefât 1072 h.İncele
Evliyâ

Baba Kamber Haskaj

Baba

Baba Kamber Haskaj (ö. 1913), Berat karşısında Osum Nehri kıyısındaki Velabisht köyünün batısındaki tepede 1870'te kurduğu Bektaşî tekkesiyle bilinen bir babadır (R. Elsie, The Albanian Bektashi, 2019, Hasluck 1929 ve Clayer 1990'a dayanarak). F. W. Hasluck tekkeyi I. Dünya Savaşı öncesinde gösterişli bir yapı olarak tarif etmiş; bina 1914 dolaylarında yıkılmış, 1967'de komünist din karşıtı kampanyada tamamen yerle bir edilmiştir. Köylülerin gizlice sakladığı naaşlar, 2009'da özgün on iki köşeli biçimiyle yeniden inşa edilen türbeye geri getirilmiştir. Tekke, Skrapar'daki Prishta tekkesine bağlıydı.

Velabisht (Berat)Vefât 1913İncele